Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif ez-Zeyyani, cuma günü New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 81. oturumunda yaptığı konuşmada, Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ile Ürdün'ün şubat sonundan bu yana yaklaşık 7 bin İran saldırısına maruz kaldığını söyledi.
Körfez İşbirliği Konseyi; Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman'dan oluşuyor. Ez-Zeyyani, söz konusu saldırıların balistik ve seyir füzeleriyle insansız hava araçları kullanılarak gerçekleştirildiğini belirtti.
Füze ve İHA sayılarını açıkladı
Bahreynli bakanın açıklamasına göre saldırılar arasında 1.700 balistik füze, 80 seyir füzesi ve 5 bin 220 insansız hava aracı bulunuyor. Ez-Zeyyani ayrıca 72 ticari geminin hedef alındığını ve 22 denizcinin hayatını kaybettiğini söyledi.
Ez-Zeyyani, saldırıların sivil tesisler, yerleşim bölgeleri, limanlar, havalimanları ve enerji tesislerini hedef aldığını savundu. Bu eylemleri uluslararası hukuk ile Birleşmiş Milletler Şartı'nın ihlali olarak nitelendiren bakan, saldırıların gerekçesiz ve rastgele olduğunu ifade etti.
Ticari gemilerin Hürmüz Boğazı'nda hedef alındığını ve uluslararası bir deniz geçiş güzergahına mayın döşendiğini de söyleyen Ez-Zeyyani, geçişlere getirilen kısıtlamaların enerji ve gıda fiyatlarını, taşımacılık ve sigorta maliyetlerini ve küresel tedarik zincirlerini etkilediğini belirtti.
Hürmüz Boğazı için geçiş hakkı vurgusu
Bahreyn Dışişleri Bakanı, Hürmüz Boğazı'nın uluslararası bir deniz geçiş güzergahı olduğunu ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi uyarınca tüm ülkelerin gemileri için geçiş hakkı bulunduğunu ifade etti.
Bahreyn'in geçiş için izin veya ücret uygulanmasını kabul etmediğini belirten Ez-Zeyyani, uluslararası su yollarının baskı, ekonomik şantaj ya da gemilere el koyma aracı haline getirilmesine karşı çıktıklarını söyledi.
Ez-Zeyyani, Husilerin Babu'l Mendeb ve Kızıldeniz'de deniz ulaşımının güvenliğini tehdit ettiğini de dile getirdi. Husilerin eylül ayında Yemen'in batı kıyısındaki kontrol alanını genişlettiğini belirten bakan, Babu'l Mendeb Boğazı yakınındaki Moha kenti ile Meyyun Adası ve Zubab bölgesinin ele geçirildiğini ifade etti.
Filistin, Suriye, Sudan ve Yemen
Filistin meselesinin Bahreyn'in öncelikleri arasındaki yerini koruduğunu söyleyen Ez-Zeyyani, ülkesinin bağımsız ve coğrafi olarak bütünlük taşıyan bir Filistin devletinin, İsrail devletiyle birlikte güvenlik ve barış içinde kurulmasını desteklediğini aktardı.
Suriye konusunda Bahreyn'in Suriye Arap Cumhuriyeti'nin birliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü desteklediğini belirten Ez-Zeyyani, yeniden inşa sürecinin önünü açmak amacıyla yaptırımların kaldırılmasına yönelik çabaları desteklediklerini kaydetti.
Bahreynli bakan, Sudan için acil ateşkes, sivillerin korunması, insani yardımın engellenmeden ulaştırılması ve ülkenin birliğini koruyacak siyasi çözüm çağrısı yaptı. Yemen'de ise Birleşmiş Milletler himayesinde ve meşru hükümetin liderliğinde siyasi çözümü desteklediklerini söyledi.
BM Güvenlik Konseyi'nde reform çağrısı
Ez-Zeyyani, Birleşmiş Milletlerin kararlarını uygulama kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Uluslararası hukukun uygulanmadığı ve kararların hayata geçirilmediği bir sistemin güveni yeniden tesis edemeyeceğini söyledi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 15 üyeden oluşuyor. Konseyin daimi üyeleri ABD, Rusya, Çin, Fransa ve Birleşik Krallık olurken 10 ülke geçici üyelik görevini yürütüyor.
Güvenlik Konseyinin yapısının reforme edilmesi ve daimi üyelikte temsil edilmeyen bölgelerin sisteme dahil edilmesi yönündeki çağrılar uzun süredir gündemde bulunuyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da daimi üyelik ve veto yetkisinin beş ülkeyle sınırlı olmasını eleştirerek konsey reformunu savunuyor.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Güvenlik Konseyinin dünyanın mevcut yapısını daha iyi yansıtacak şekilde reforme edilmesi gerektiğini belirtti. Guterres, Afrika'nın daimi üyelikte temsil edilmemesini de eleştirdi.