Celud, Karyut ve el-Muğayyir köylerinde Filistinlilere ait ev ve araçların yakılması, yaşlı bir kadının darbedilmesi ve mülklere zarar verilmesi, İsrail’de yerleşimci saldırıları konusundaki siyasi tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.
İsrail muhalefetindeki liderler, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun hükümetini Filistinlilere yönelik saldırılarda bulunan yerleşimcileri teşvik etmekle suçladı. Muhalefet temsilcileri, olayların Batı Şeria’da kontrol kaybını ve düzensizliği derinleştirdiğini savundu.
Celud’da 2 şüpheli gözaltına alındı
İsrail ordusu, salı günü yaptığı açıklamada askerler ile sınır muhafızlarının gece saatlerinde Celud’a müdahale ettiğini bildirdi. Açıklamaya göre 100’den fazla kişi yolları kapattı, lastik yaktı ve güvenlik güçlerine taş attı.
Ordu, daha önce milliyetçi saiklerle düzenlenen saldırılar nedeniyle evini terk etmek zorunda kalan Filistinli bir ailenin konutuna dönmesi için yürütülen çalışmanın, şiddet olayları sebebiyle tamamlanamadığını belirtti. Filistinlilere ait binalar, araçlar ve diğer mülklerin de ateşe verildiği aktarıldı.
İsrail ordusu, müdahale sırasında gösteri dağıtma araçlarının kullanıldığını ve 2 şüphelinin gözaltına alınarak polis soruşturmasına gönderildiğini açıkladı.
Muhalefetten Netanyahu hükümetine eleştiri
Demokratlar Partisi lideri Yair Golan, Netanyahu, Bezalel Smotrich ve Itamar Ben-Gvir’in oluşturduğu hükümetin "ateşle oynadığını" söyledi. Golan, hükümetin düzensizlik ortamı oluşturduğunu ve aşırılık yanlılarını kışkırtarak kan dökülmesinden sorumlu hale geldiğini savundu.

Bu politikanın bedelini masum siviller ile İsrail askerlerinin ağır biçimde ödeyeceğini belirten Golan, Batı Şeria’daki şiddetin bölgedeki genel durumdan ayrı değerlendirilemeyeceğini ifade etti.
Filistin Duvar ve Yerleşim Direnişi Komisyonunun verilerine göre, Doğu Kudüs’ün de dahil olduğu Batı Şeria’da ağustos ayında 628 yerleşimci saldırısı gerçekleşti.
Yahad Partisi lideri Gadi Aizenkot da Celud’daki olayları kınadı. Aizenkot, taş atma, kundaklama ve saldırıları kapsayan yıldırma kampanyasının bölgedeki tüm sakinlerin güvenliğini tehdit ettiğini ve güvenlik kurumlarının çalışmalarını engellediğini söyledi.
Aizenkot, Netanyahu hükümeti döneminde düzensizlik ile kontrol kaybının benzeri görülmemiş seviyelere çıktığını savundu. Saldırılara karışanların benzer olayları önlemek amacıyla gecikmeden yargı önüne çıkarılması çağrısında bulundu.
Netanyahu saldırganları "bir avuç isyancı" diye niteledi
Netanyahu, salı günü yaptığı açıklamada saldırılara karışan yerleşimcileri "bir avuç isyancı" olarak tanımladı. Bu kişilerin yerleşimci toplumunu temsil etmediğini ve yerleşimci toplumunun yasalara bağlı olduğunu savundu.
Güvenlik güçlerinin zarar görmesine neden olan şiddet olaylarını kınayan Netanyahu, sorumluların yargılanmasını ve en ağır biçimde cezalandırılmasını istedi.
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Celud’daki şiddetin yerleşim projesine zarar verdiğini söyledi. Herzog, mülklerin yakılmasını, taş atılmasını ve askerlerle sınır muhafızlarının yaralanmasını kabul edilemez olarak niteledi; sorumluların hesap vermesi gerektiğini belirtti.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da Celud’da mülklerin yakılmasını ve sınır muhafızlarının yaralanmasını kınadı. Saar, saldırılara karışanların yargılanması gerektiğini ve bu kişilerin yerleşim projesi ile İsrail’e zarar verdiğini söyledi.

Filistin tarafına göre Batı Şeria’daki bilanço
Filistinliler, İsrail ordusu ile yerleşimcilerin saldırılarının çoğu zaman ordu koruması altında gerçekleştiğini savunuyor. Filistin tarafı, Gazze’deki savaşın başladığı Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria’da 1.206 Filistinlinin hayatını kaybettiğini, yaklaşık 13 bin 350 kişinin yaralandığını ve 24 bin 600’den fazla kişinin gözaltına alındığını bildiriyor.
Filistinliler, Batı Şeria’daki saldırıların ev ve yapıların yıkılması, cami ile araçların yakılması, tarım arazilerinin tahrip edilmesi, çiftçilerin arazilerine erişiminin engellenmesi ve zorla yerinden edilme gibi sonuçlar doğurduğunu belirtiyor.
İsrail’de muhalefet ile hükümet ittifakı arasındaki karşılıklı eleştiriler yaklaşan genel seçimler öncesinde yoğunlaşıyor. Anketlerde muhalefet blokunun Netanyahu’nun önünde olduğu, ancak hükümet kurmak için gerekli çoğunluğa ulaşamadığı aktarılıyor.
Batı Şeria’da yerleşim politikası tartışması
İsrail, 1967’den bu yana Batı Şeria’yı ve Doğu Kudüs’ü kontrol ediyor. Uluslararası toplum, işgal altındaki topraklarda kurulan İsrail yerleşimlerini uluslararası hukuka aykırı kabul ederken İsrail yerleşim faaliyetlerini sürdürüyor.
Netanyahu hükümetinin 2022’nin sonunda kurulmasından bu yana yerleşimcilere benzeri görülmemiş destek sağladığı ve 104 yeni yerleşim biriminin kurulmasını onayladığı, Batı Şeria’da 160 tarımsal yerleşim noktası oluşturulduğu belirtiliyor.
Filistinliler, ordu ve yerleşimcilerin saldırılarıyla Batı Şeria’nın İsrail’e ilhakına zemin hazırlandığını savunuyor. Böyle bir adımın, Birleşmiş Milletler kararlarında öngörülen Filistin devletinin kurulması ihtimalini zayıflatacağını belirtiyorlar.