İşgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik yerleşimci saldırıları sürerken, İsrail ordusu içinde bölgedeki kontrolün kaybedilebileceği yönündeki uyarılar artıyor. Bu tablo, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümeti ile ordu arasındaki gerilimi de derinleştiriyor.
İsrail güvenlik kurumunda, Batı Şeria'daki durumun kontrolden çıkabileceğine ilişkin endişelerin büyüdüğü ifade ediliyor. Bazı siyasi çevrelerin ise seçim kazanımları elde etmek için bölgede daha geniş bir çatışmayı körüklemeye çalıştığı yönünde suçlamalar bulunuyor. Knesset seçimlerinin 27 Ekim'de yapılması planlanırken, kamuoyu yoklamalarında Netanyahu ve Likud partisinin gerilediği belirtiliyor.
Kusra ve Calud'da 7 Filistinli yaralandı
Cumartesi günü onlarca maskeli İsrailli yerleşimci, küçük kamyonetlerle Nablus vilayetindeki Kusra ve Calud beldelerine geldi. Kusra'nın Ras el-Ayn bölgesinde bir Filistin evine düzenlenen saldırıda göz yaşartıcı gaz kullanıldı ve taş atıldı. Saldırıda 7 Filistinli gazdan etkilenerek veya darp sonucu yaralandı.
İsrail ordusu, saldırının ardından bir Filistin evine sığınan Yahudi saldırganları çıkarmak üzere bölgeye yeniden asker gönderdi. Yerleşimcilerin saldırı sırasında ordu koruması altında hareket ettiği ve olay yerinde hiçbir yerleşimcinin gözaltına alınmadığı bildirildi.
İsrail ordusunun askeri kapalı alan ilan ettiği Kusra'da, yerleşimcilerin 3 Filistinli evini 21 gündür kuşatma altında tuttuğu belirtildi.
Ordudan çatışmanın alevlenebileceği uyarısı
İsrail ordusundan üst düzey bir yetkili, yerleşimcilerin faaliyetlerine dikkat çekerek bölgede kontrolün kaybedilmek üzere olduğunu söyledi. Yetkili, herkesin istediği gibi hareket ettiğini ve çatışmanın tek bir anda alevlenebileceğini belirtti.
Aynı yetkili, böyle bir gelişmenin İsrail'in diğer cephelerde elde ettiği kazanımları boşa çıkarabileceği değerlendirmesinde bulundu. Ordudaki bazı üst düzey yetkililerin de sahadaki koşullar tarafından zorunlu kılınmayan adımlara katılmayacaklarını söylediği aktarıldı.
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'in, siyasi hesapların yol açabileceği güvenlik açmazı konusunda endişelerini kamuoyuna ilettiği belirtildi. Batı Şeria, İsrail hükümeti ile ordu arasındaki gerilimin başlıca alanı olurken, yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırıları uluslararası alanda tepki çekiyor.
Netanyahu, Herzog ve Lapid'den açıklamalar
ABD'nin Kudüs Büyükelçisi Mike Hakabi, Kusra'daki toplu saldırının ardından başbakan ve ordunun açıklamalarını önemli bulduğunu söyledi. Hakabi, bu açıklamaları destekleyecek kararlı adımlar atılması gerektiğini belirtti.
Netanyahu cumartesi günü yaptığı açıklamada saldırıları, "bir avuç isyancının işlediği suç teşkil eden şiddet eylemleri" olarak niteledi. Netanyahu, Filistinlilerin yaralanmasına veya ordunun yerleşimcileri koruduğu yönündeki değerlendirmelere değinmedi; saldırıların ordunun çalışmalarını engellediğini ve İsrail'in uluslararası itibarına zarar verdiğini söyledi.
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, saldırıyı "kırmızı çizginin aşılması" ve İsrail'in yüzündeki bir leke olarak tanımlayarak yetkililerden harekete geçmelerini istedi. Muhalefet lideri Yair Lapid ise saldırganları İsrail devleti için ahlaki bir leke olarak niteledi ve hükümetin müdahale edememesini ulusal bir utanç olarak değerlendirdi.
Temmuzda 2 bin 256 saldırı kaydedildi
Filistin Duvar ve Yerleşimlere Karşı Direniş Komisyonu, temmuz ayında İsrail ordusu ve yerleşimcilerin Filistinlilere, topraklarına ve mülklerine karşı toplam 2 bin 256 saldırı düzenlediğini belirtti. Bu saldırıların 1. 458'inin İsrail güçleri, 798'inin ise yerleşimciler tarafından gerçekleştirildiği aktarıldı.
Batı Şeria'nın kent, kasaba ve mülteci kamplarında İsrail ordusunun baskınları ve gözaltıları devam ederken, Filistinlilere ve mülklerine yönelik yerleşimci saldırılarının da arttığı bildiriliyor.