Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD’nin New York kentinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81’inci oturumu kapsamındaki toplantılar sırasında Filistin’e yönelik yardım paketini açıkladı. Çarşamba günü duyurulan paket 100 milyon Kanada doları, yaklaşık 73 milyon ABD doları değerinde.
Yardımın 80 milyon Kanada doları insani destek için, 20 milyon Kanada doları ise barış ve güvenlik kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla kullanılacak.
Gazze’deki kriz ve ateşkes yükümlülükleri
Carney, Gazze’deki insani krizin ağırlaşmayı sürdürdüğünü söyledi. Krizin, 8 Ekim 2023’ten bu yana devam eden İsrail saldırıları ile 10 Ekim 2025’ten beri yürürlükte olan ateşkes kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle derinleştiği belirtildi.
Söz konusu yükümlülükler arasında sınır kapılarının açılması ve insani yardım, tıbbi malzeme, gıda ile barınma malzemelerinin üzerinde uzlaşılan miktarlarda bölgeye ulaştırılması bulunuyor.
Doğu Kudüs’teki E1 projesine tepki
Kanada Başbakanı, İsrail hükümetinin işgal altındaki Doğu Kudüs’te E1 yerleşim projesini onaylamasını barışa yönelik doğrudan tehdit olarak değerlendirdi.
İsrail makamlarının, proje kapsamında 2 bin 167 yerleşim biriminin inşası için teklif sürecini 25 Ekim’de başlatmayı planladığı aktarıldı. Ağustosta ayrı bir ihale kapsamında sunulan 1. 234 birim de eklendiğinde toplam sayının 3 bin 401’e ulaşacağı belirtildi.
Doğu Kudüs’ün doğusuna uzanan E1 projesinin, Filistinlilere ait arazilere el konulması yoluyla Maale Adumim yerleşimini işgal altındaki Kudüs’e bağlamayı amaçladığı ifade edildi.
Yerleşim mallarına ticari kısıtlama planı
Carney, Kanada’nın yasa dışı İsrail yerleşimlerinde üretilen mallara ticari kısıtlamalar getirme niyetinde olduğunu açıkladı. Bu adımın, iki devletli çözüm ihtimalini korumaya ve kalıcı barışa katkı sunmaya yönelik somut bir tedbir olduğunu söyledi.
Kanada, İngiltere, Fransa ve İspanya’nın da aralarında bulunduğu 12 ülke, 8 Eylül’de yayımladıkları ortak açıklamayla işgal altındaki Filistin topraklarında kurulan İsrail yerleşimleriyle ticareti yasaklayacaklarını duyurmuştu.
Birleşmiş Milletler, işgal altındaki Filistin topraklarındaki yerleşimleri yasa dışı kabul ediyor ve bu yapıların Filistin ile İsrail arasında iki devletli çözüm ihtimalini zayıflattığı uyarısında bulunuyor.