Cezayir ve Mali arasında yaklaşık 14 ay süren diplomatik kriz sona erdi. İki ülke, karşılıklı olarak büyükelçilerini göreve iade etti ve hava sahalarını yeniden sivil ve askeri uçuşlara açma kararı aldı.
Mali'deki geçiş hükümeti, Cezayir'deki büyükelçisini geri gönderme ve Mali hava sahasını Cezayir'e gidiş-dönüş tüm uçuşlara açma kararını cuma günü duyurdu. Hükümet açıklamasında, bu adımın "Mali ile Cezayir arasındaki işbirliği ve dostluk ilişkilerini yeniden canlandırma çerçevesinde" atıldığı belirtildi.
Cezayir de benzer bir kararla, olağanüstü ve tam yetkili büyükelçi sıfatıyla Kemal Retib'i Bamako'ya geri gönderdi. Cezayir Dışişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun'un, "Cezayir-Mali ilişkilerini karşılıklı saygı, kardeşlik ve işbirliği temelindeki tarihi ve doğal seyrine döndürme arzusuyla" bu talimatı verdiğini açıkladı.
Cezayir Savunma Bakanlığı ise cuma gününden itibaren Mali'den gelen veya Mali'ye giden tüm uçuşlara hava sahasının açıldığını bildirdi. Kararın 10 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe girdiği ve tüm uluslararası varış noktalarını kapsadığı kaydedildi.
Kriz nasıl başlamıştı?
İki ülke arasındaki gerginlik, 1 Nisan 2025'te Cezayir ordusunun Tin Zawatin sınır bölgesi yakınlarında bir silahlı keşif İHA'sını düşürmesiyle patlak vermişti. Cezayir, İHA'nın kendi hava sahasını 2 kilometre ihlal ettiğini öne sürerken, Mali'deki askeri yetkililer olayı "düşmanca bir eylem" olarak nitelendirerek İHA'nın Mali topraklarında vurulduğunu iddia etmişti.
Bu olayın ardından Cezayir, 7 Nisan 2025'te Mali'ye gidiş-dönüş tüm uçuşlara hava sahasını kapattı. Mali de kısa süre sonra "karşılıklılık ilkesi" gereği aynı adımı attı. İki ülke büyükelçilerini çekti, hava sahaları kapandı ve siyasi-ekonomik ilişkiler donma noktasına geldi.
İHA krizinden önce de taraflar arasında gerilim tırmanıyordu. Mali, 2015'te imzalanan Cezayir Barış Anlaşması'nı feshettiğini açıklamış, Bamako'daki askeri yönetim Cezayir'i içişlerine karışmakla ve muhalif gruplara ev sahipliği yapmakla suçlamıştı.
Son gelişmeler, iki komşu ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesi yönünde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.