Doğu Kudüs'ün Beyt Hanina ve Et-Tur beldelerinde iki Filistinli aile, İsrail makamlarının baskısıyla evlerini kendileri yıkmak zorunda kaldı. Beyt Hanina'da Fadıl er-Recebi, evinin ruhsatsız inşa edildiği gerekçesiyle yıkımı gerçekleştirdi.
Et-Tur beldesinin Şeyh Anbar Mahallesi'nde Müluk Kazim Abdullah da 20 yıldır ayakta olan evini yıktı. Yıkılan 200 metrekarelik evde 16 kişilik bir aile yaşıyordu.
İsrail makamları, belediye ekiplerinin yapacağı yıkımın yüksek masraflarını ödememeleri için Doğu Kudüs'teki Filistinlileri evlerini kendilerinin yıkmasına zorluyor. Filistinliler ve insan hakları kuruluşları, ruhsat verilmesine yönelik kısıtlamaların ruhsatsız yapılaşmayı ve yıkım riskini artırdığını belirtiyor.
Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplum, Doğu Kudüs'ü işgal altındaki topraklar olarak kabul ediyor ve İsrail'in 1980'de şehri tek taraflı ilhakını tanımıyor.
Tubas'ta 47 aileye terk süresi
Batı Şeria'nın kuzeyindeki Tubas kentine bağlı Hırbet er-Ras el-Ahmer bölgesinde yaşayan 47 aileye, evlerini ve topraklarını terk etmeleri için pazar gününe kadar süre verildi.
Bedevi Haklarını Savunma Örgütü Genel Koordinatörü Hasan Meliyhat, bölge sakinlerinin belirsiz bir gelecekle karşı karşıya olduğunu söyledi. Meliyhat, ailelerin 27 gündür aralıksız kuşatma altında tutulduğunu ve temel ihtiyaçlara erişimlerinin zorlaştığını açıkladı.
Meliyhat, bölgedeki sivil halkın güvenliğinin sağlanması, mülklerin ve geçim kaynaklarının korunması, kuşatmanın kaldırılması ve temel ihtiyaçlara erişimin güvence altına alınması çağrısında bulundu.

Bölge sakinlerinden Sair Beşarat, İsrail ordusunun eylül ayı ortalarında bölgeye ulaşımı sağlayan son geçidi kapattığını söyledi. Yaklaşık 3 yıldır kademeli olarak ağırlaşan kuşatma kapsamında tek patika yola hendek kazıldığını belirten Beşarat, bölgenin hendekler, duvarlar ve askeri alanlarla çevrildiğini ifade etti.
Beşarat, hayvancılığın temel geçim kaynağı olduğu bölgede daha önce otlak olarak kullanılan yaklaşık 360 bin dönümlük arazinin yüzde 90'ına el konulduğunu veya bu alanlara erişimin yasaklandığını söyledi.
Batı Şeria'da 7 Filistinli yaralandı
İsrail ordusunun Batı Şeria'nın güneyindeki El Halil kentinde açtığı ateş sonucu 26 yaşındaki bir Filistinli yaralandı ve hastaneye kaldırıldı. Beyta beldesinin güneyindeki Cebel Kamas ve Ez-Zahr bölgelerindeki saldırıda ise 4 Filistinli yaralanarak sağlık merkezlerine sevk edildi.
Ramallah'ın kuzeybatısındaki Karavat Beni Zeyd köyünde yaşanan çatışmalarda da İsrail askerlerinin ateşiyle 2 Filistinli yaralandı. Böylece söz konusu olaylarda yaralananların toplamı 7 oldu.
Çiftçilerden 7'si alıkonuldu
Beytüllahim'e bağlı Nahalin beldesi yakınlarında zeytin hasadı yapan 3 çiftçi alıkonuldu. Nablus'a bağlı Beyt İmrin beldesinde zeytin toplayan bir çiftçi kaçırıldı. Tulkerim'e bağlı Kaffin beldesinde Filistinli çiftçilere saldıran İsrailliler de 3 kişiyi daha alıkoydu.

Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyinin verilerine göre, Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria'da Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler 14 bin 742'den fazla saldırı düzenledi. Bu saldırılarda 66 Filistinli hayatını kaybetti; 100 bin 485'i zeytin ağacı olmak üzere 147 bin 111 ağaç tahrip edildi, yakıldı veya söküldü.
Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki ihlaller
Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te Filistinlilere ve mülklerine yönelik öldürme, gözaltı, ev ve tesis yıkımları, cami ve araçların yakılması, tarım arazilerinin tahrip edilmesi, çiftçilerin topraklarına erişiminin engellenmesi ve zorunlu göç ettirme faaliyetleri yaşanıyor.
Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyine göre bu dönemde Filistinlilere ve mülklerine yönelik 63 binden fazla ihlal ve saldırı gerçekleştirildi. İsrail, 1967'den bu yana Doğu Kudüs de dahil olmak üzere Batı Şeria'yı işgal altında tutuyor.
Ben-Gvir Filistinlilerin sürgününü savundu
İsrail'in Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, yaptığı açıklamada gelecekte İsrail Savunma Bakanı olacağını savundu. Ben-Gvir, bu göreve gelmesi halinde Batı Şeria ve Gazze'deki Filistinlilerin sürgün edilmesini yöneteceğini ve teşvik edeceğini söyledi.
Yapay zekayla hazırlanan videoda, Gazze'deki Filistinlilerin denize şişeler içinde notlar bıraktığı, Ben-Gvir'in bu notları alarak göç formlarını onayladığı ve Filistinlilerin gemiyle bölgeden ayrıldığı gösterildi.
Ben-Gvir, Gazze'ye yönelik saldırılar sırasında Filistinlilerin gönüllü göç adı altında bölgeden çıkarılmasını savunan açıklamalarıyla gündeme geldi. Ayrıca İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutuklulara yönelik işkenceyi övdüğü ve Filistinlilere karşı ayrımcı idam cezası yasasının arkasındaki isim olduğu aktarılıyor.