Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 27 Ekim'de yapılacak genel seçimlerin ardından İsrail'in dış politikasında büyük bir değişim beklemediğini, ancak uluslararası kamuoyunun yeni bir hükümetle bazı dosyaların daha esnek ele alınabileceğini umduğunu söyledi.
Macaristan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Anita Orbán ile Ankara'da ortak basın toplantısı düzenleyen Fidan, bir soru üzerine "Belli zeminler daha rahat konuşulabilir, daha rahat tartışılabilir, belli konularda daha ileri adımlar atılabilir" beklentisinin uluslararası kamuoyunda bulunduğunu belirtti. Knesset, bu seçim için temmuzda kendini feshetmişti.
Mescid-i Aksa'ya karşı "sinsi operasyonlar" uyarısı

Fidan, Türkiye'nin her platformda üç başlıkta çaba gösterdiğini anlattı: Gazze'deki dramın sona ermesi, Batı Şeria'da başlayan "toprak çalma" eyleminin hızlandırılmasının önlenmesi ve Kudüs'te Mescid-i Aksa'ya yönelik planlanan "sinsi operasyonların" engellenmesi. Fidan, Türkiye'nin bu konudaki hassasiyetinin "inanılmaz derecede yüksek" olduğunu söyledi.
Suudi Arabistan'ın savunmasına Türkiye-Pakistan katkısı

Yemen'den Suudi Arabistan'ı hedef alan saldırılara değinen Fidan, Türk askeri yetkililerin Pakistan ile birlikte krallığın savunmasına nasıl katkı sunulabileceğini, özellikle hava savunması ve elektronik harp alanında teknik olarak incelediğini, ortak askeri komitelerin çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi.
Gerçeklikle örtüşmeyen "ucuz siyasal retorikleri" eleştiren Fidan, Yemen'de meşru hükümet güçlerinin Riyad'ın desteğiyle sahada mücadele ettiğini, Ankara'nın ise Suudi Arabistan'ın da yapıcı desteğiyle barışçıl çözüm aradığını kaydetti. Mekke Anlaşması'na atıfla "Bu bir savunma anlaşması, saldırı anlaşması değil" diyen Fidan, Türkiye'nin başka bir ülkeye asker gönderip orada saldırı yapmayacağını söyledi.
Pakistan da daha önce Husilerin krallığa yönelik saldırıları artarken Suudi Arabistan'da askerinin bulunduğunu doğrulamıştı.