Filistinli Cibran üçlüsünün başkentteki Kültür Şehri'nde vereceği konser, Tunus'un başkentinde düzenlenen dördüncü Uluslararası Ud Festivali'nin kapanış etkinliği olacak. 16 Ekim'de başlayan festival, Tunus udunu yeniden müzik sahnesinin merkezine taşımayı ve gençleri bu enstrümanı öğrenmeye yönlendirmeyi amaçlıyor.
Tunus Medinesi'ndeki etkinliklerde konserlerin yanı sıra atölyeler, sergiler, ulusal ud icrası yarışması ve bilimsel toplantılar düzenlendi. Festival programında Tunus udunun Maşrık udundan ayrılan özellikleri de ele alındı.
Tunus udu festivalin merkezinde
Festivalin açılışı, zanaatkâr Hadi el-Asfar ile sanatçı Emin el-Harrat'ın hazırladığı Tunus ve Maşrık udlarını konu alan sergiyle yapıldı. Tunus udunu icra etmesiyle tanınan Tunuslu sanatçı Ziyad Garse ise açılış konserinde sahne aldı.
Ud yapımındaki çalışmaları nedeniyle Hadi el-Asfar festivalin açılışında onurlandırıldı. Uygulamalı atölyede izleyicilere enstrümanın üretim aşamaları gösterildi.
Festivalin organizatörü Tahir Haddad Kültür Kulübü'nün yöneticisi Siham Ben Tumi, dördüncü edisyonun Kültür İşleri Bakanlığı ile bölgesel kültür temsilciliğinin gözetiminde düzenlendiğini açıkladı. Etkinliğe Tunus Opera Tiyatrosu, Ulusal Festivalleri Geliştirme Kurumu, Müzik ve Dans İdaresi, Arap ve Akdeniz Müziği Merkezi ile Tunus Ud Evi de katkı sundu.
Programda Tunus ve Maşrık udlarının sergisi, ulusal ud icrası yarışması ve sanatçıların deneyimlerini aktardığı atölyeler yer aldı. Tunus Ud Evi'ndeki buluşmanın yanı sıra "Tunus Udu: Çağdaş Eleştirel Yaklaşımlar ve Yenilenme Arayışları" başlıklı bilimsel toplantı gerçekleştirildi.
Filistin, Lübnan ve Türkiye'den sanatçılar sahnede
Siham Ben Tumi, festivalin ikinci edisyonundan bu yana yerel etkinliklerin yanında yabancı sanatçıların konserlerine de yer verildiğini söyledi. Bu yıl Türkiye'den ud sanatçısı Mehmet Emin Mitmaz salı günü, Lübnanlı sanatçı Şerbel Ruhana cuma günü sahne aldı. Festivalin kapanışında ise Filistinli Cibran üçlüsü konser verecek.

Uluslararası katılım genişletilse de festival yönetimi Tunus udunu programın merkezinde tutuyor. Ben Tumi, festival fikrinin ud üzerine yapılan bir araştırmadan doğduğunu belirtti. Uzmanlarla yapılan görüşmelerde enstrümana yönelik ilginin sınırlı olduğunun ve yalnızca Tunus uduna dayalı çeşitli bir program hazırlamanın zor olduğunun görüldüğünü aktardı.
Ben Tumi, "Tunus udu kültürel kimliğimizin ve müzik tarihimizin simgesi" dedi. Bilimsel toplantı, sergi ve atölyelerin önemli bölümünü bu enstrümana ayırdıklarını söyleyen Ben Tumi, festival yönetiminin Tunus Ud Evi ve sanatçı Ziyad Garse'nin sanat akademisiyle yaptığı iş birlikleriyle gençlerin ud öğrenmesine katkı sağlamayı hedeflediğini ifade etti.
Ud ile piyano aynı konserde buluştu
Festival kapsamında Tunuslu sanatçı Ziyad el-Mehdi ile ABD'li piyanist Kyle Shafer'ın ud ve piyanoyu buluşturduğu bir konser de düzenlendi. El-Mehdi'nin Zafir Yusuf'un danışmanlığında birkaç yıl içinde hazırladığı çalışma, "Bey'in Marşı" adlı besteyi ve "Tunus Seması" albümü kapsamındaki müzikleri içeriyor.
Ud sanatçısı Ziyad el-Mehdi'nin bestelediği "Bey'in Marşı", Zafir Yusuf'un sahibi olduğu Back Beat Editions ile yürütülen çalışma kapsamında hazırlandı. Konserde piyano, udun melodik yapısına eşlik etti ve parçanın ilerleyen bölümlerinde gelişen müzikal akışa katkı sundu.
Eğitim ve üretimdeki sorunlar tartışıldı
Gabes Üniversitesi müzik öğretim üyesi Aziz el-Vartani, başkentteki Sidi Busaid banliyösünde düzenlenen bilimsel toplantıda Tunus udunun karşılaştığı sorunları anlattı. El-Vartani, müzik alanındaki incelemelerin enstrümanı eğitim, üretim ve icra olmak üzere üç düzeyde değerlendirdiğini söyledi.
El-Vartani, uzmanlaşmış eğitimin yetersizliği, ud yapımının maliyetli olması ve talebin sınırlı kalmasını başlıca sorunlar arasında sıraladı. Bu koşulların Tunus udunun ülkenin müzik sahnesindeki varlığını Maşrık uduna kıyasla zayıflattığını belirten El-Vartani, festivalin enstrümanı yeniden hak ettiği konuma taşımaya yönelik bir girişim olduğunu ifade etti.
El-Vartani, bu edisyonda bilimsel toplantının doğrudan Tunus uduna ayrılmasının, önceki yıllarda udun genel olarak ele alınmasından farklı bir yaklaşım olduğunu kaydetti.