7amleh’in yayımladığı yeni rapor, Filistinlilerin dijital ekonomiye katılımının ödeme sistemleri, e-ticaret platformları ve uzaktan çalışma araçları üzerinden sistematik biçimde sınırlandığını ortaya koyuyor. Araştırmada, tarihi Filistin topraklarında yaşayanların küresel dijital ekonomiye eşit biçimde erişemediği vurgulanıyor.
Rapor, yaklaşık 30 büyük dijital hizmeti gerçek koşullarda hesap açma, doğrulama ve kullanım aşamalarında test etti. Çalışmada ayrıca günlük yaşamında bu sistemleri kullanmaya çalışan Filistinlilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler ve kullanıcı tanıklıkları da yer aldı.
Dijital ödeme sistemlerinde eşitsizlik
Rapora göre en çarpıcı engellerden biri dijital ödeme alanında yaşanıyor. İşgal altındaki Batı Şeria ve Gazze’de yaşayan Filistinliler, yıllardır süren taleplere rağmen PayPal’a erişemiyor. Buna karşılık platform, Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimlerde yaşayan İsrailliler dahil İsrail vatandaşları için sorunsuz şekilde çalışıyor.
Bu durum, Filistinli serbest çalışanları ve işletmeleri pahalı aracı kurumlara, gayriresmî para transfer yöntemlerine ya da gelirlerinin önemli bölümünü tüketen dengesiz alternatiflere yöneltiyor. Böylece çevrim içi iş bulan bir tasarımcı ya da geliştirici, kazancını güvenli ve düzenli biçimde tahsil etmekte zorlanıyor.
Telekomünikasyon altyapısı da erişimi daraltıyor
Raporda, Filistinlilerin kendi telekomünikasyon sektörleri üzerinde denetim sahibi olmadığı ve spektrum erişimi, ağ gelişimi ve dijital altyapı alanlarında ağır kısıtlamalarla karşılaştığı da anlatılıyor. İsrailliler gelişmiş 4G ve 5G bağlantılarından yararlanırken, Batı Şeria’da Filistinliler uzun süre sınırlı 3G erişimiyle yetinmek zorunda kaldı; Gazze ise yıllardır büyük ölçüde eski 2G altyapısına mahkûm edildi.
Bu farkın günlük hayattaki karşılığı, kararsız internet bağlantısı, aksayan iş görüşmeleri, kesintiye uğrayan eğitim ve zayıflayan e-ticaret oldu. Uzaktan çalışma ile müşteri ilişkileri, zayıf bağlantı yüzünden sık sık sürdürülemez hale geldi.
Gazze’de tablo yıkıma dönüştü
Gazze’de ise bu yapısal kısıtlamalar daha ağır bir yıkıma dönüştü. Daha önce yayımlanan bir değerlendirme, 2023 Ekim ayından bu yana telekomünikasyon ve enerji altyapısına yönelik tahribatın dijital ekonomiyi çöküşe sürüklediğini belgelemişti.
AB ve Birleşmiş Milletler tarafından Nisan 2026’da yayımlanan ara hızlı zarar ve ihtiyaç değerlendirmesine göre Gazze’deki telekomünikasyon ağının yüzde 81’i tamamen tahrip edildi, yüzde 12’si kısmen zarar gördü, yalnızca yüzde 7’si ise çok sınırlı biçimde ayakta kaldı. Aynı dönemde Gazze’de internet trafiği 2023 Ekim ayında yüzde 80’den fazla düştü ve toparlanmadı.
Temmuz 2024’te, kıtlığın sürdüğü dönemde yapılan saha çalışmasında Gazze Şehri ve Gazze Şeridi genelinde 180’den fazla dijital çalışanla görüşüldü. Tanıklıklar, insanların birkaç saatlik elektrik, bir dizüstü bilgisayar ya da zayıf internet sinyali için olağanüstü çaba harcadığını gösterdi.
Freelancer’ların güneş enerjisiyle çalışan geçici ortak çalışma alanlarında cihazlarını şarj ettiği, bazı kişilerin ise sinyal yakalamak için uzun mesafeler yürüyerek proje teslim etmeye ya da müşterilere yanıt vermeye çalıştığı aktarıldı.
Dijital emek geçim kapısı haline geldi
Rapor, çevrim içi çalışmanın Gazze ekonomisi için uzun süredir kritik bir yaşam hattı olduğunu da hatırlatıyor. 2023 Ekim ayından önce binlerce Filistinli, yazılım geliştirme, tasarım, çeviri ve dijital pazarlama alanlarında Upwork ve Fiverr gibi platformlar üzerinden çalışıyordu.
Filistin bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü yaklaşık 700 şirkette 9 bin kişiye istihdam sağlıyor ve Filistin gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık yüzde 4’ünü oluşturuyordu. Özellikle hareket kısıtlamaları ve işsizlikle karşı karşıya kalan gençler için dijital emek, birkaç seçenekten biri olarak öne çıkıyordu.
Raporda, Filistinlilerin küresel dijital ekonomide rekabet etmelerinin beklendiği; buna karşın eşit altyapı, eşit ödeme erişimi, hareket özgürlüğü ve kesintisiz elektrikten mahrum bırakıldıkları ifade ediliyor. Dijital haklar tartışmasının yalnızca sansür ve çevrim içi ifade özgürlüğüyle sınırlı olmadığı, çalışma, ticaret, ödeme alma ve geçim sağlama hakkını da kapsadığı vurgulanıyor.