Gazze savaşının üçüncü yılı geride kalırken BM İşgal Altındaki Filistin Toprakları Özel Raportörü Francesca Albanese, Filistinlilerin yalnızca "soykırımdan kurtulanlar" şeklinde tanımlanamayacağını söyledi. Albanese, Gazze’de yıkımın devam ettiğini, Gazze ile işgal altındaki Batı Şeria’daki koşulların ise daha da ağırlaştığını belirtti.
Albanese, Gazze’deki tabloyu "kelimelerin anlatabileceğinin ötesinde" sözleriyle niteledi. Devam eden yıkımın, İsrail’i destekleyen hükümetlerin politikaları da dahil olmak üzere uluslararası tepkinin kapsamına ilişkin sorular ortaya çıkardığını ifade etti.
Filistinli kaynakların verilerine göre Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de 74 binden fazla kişi hayatını kaybetti, 175 binden fazla kişi yaralandı. 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkese rağmen saldırıların sürdüğü ve ateşkes sonrasındaki dönemde 1.454 kişinin hayatını kaybedip 5.090 kişinin yaralandığı bildirildi.
Albanese, "soykırımdan kurtulanlar" ifadesinin kullanılmasının tehlikenin sona erdiği izlenimi doğurabileceği uyarısında bulundu. Gazze Şeridi’nin yüzde 70’inin ordunun kontrolünde olduğunu ve yıkımın bölgede sürdüğünü söyledi.
Gazze’nin gelecekte nasıl hatırlanacağı belirsiz
Gazze’nin geçmişteki soykırımlarla birlikte nasıl hatırlanacağı sorusuna yanıt veren Albanese, sömürgecilik döneminde yerli halklara yönelik soykırımlarla karşılaştırma yaptı. Tarihin nasıl yazılacağının henüz bilinmediğini belirten Albanese, dünyanın bir "eşik noktasında" bulunduğunu dile getirdi.
Albanese, Gazze’yi Filistin’in sömürülmesini ve silinmesini sürdürmek isteyenlerle bunu durdurmayı amaçlayanlar arasındaki daha geniş mücadelenin merkezi olarak tanımladı. İlk grupta ABD, İsrail ve müttefiklerinin yanı sıra daha fazla militarizasyonu ve devletlerin gözetim yetkilerinin genişletilmesini savunanların yer aldığını söyledi.
İsrail’in Gazze’deki eylemlerini eleştiren siyasetçilerin seçimlerde elde ettiği kazanımları da değerlendiren Albanese, savaşın kamuoyunun algısını şekillendirdiğini savundu. İsrailli liderlerin sivillere yönelik saldırılar nedeniyle eleştirilirken mağduriyet iddiasında bulunmasını eleştiren Albanese, bazı Avrupa ülkelerinin de aynı yaklaşımı izlediğini belirtti.

Batı Şeria’daki baskı ve yerleşim ticareti
İşgal altındaki Batı Şeria’da koşulların kötüleştiğini söyleyen Albanese, öldürmeler, keyfi gözaltılar, tutuklamalar ve Filistinli topluluklara yönelik kısıtlamalara dikkat çekti.
Fransa, İngiltere, Kanada, Danimarka, İspanya, Finlandiya, İrlanda, İzlanda, Norveç, Polonya, Portekiz ve İsveç’in yasa dışı İsrail yerleşimleriyle ticareti kısıtlamaya yönelik adımlarını memnuniyetle karşıladığını belirten Albanese, bu önlemlerin kapsamının sorgulanması gerektiğini söyledi.
İngiltere’nin yerleşim ürünleri ile yerleşimlerin inşasına ve altyapısına yönelik mali desteğe getirdiği kısıtlamaları politika değişikliği olarak değerlendiren Albanese, yaklaşımın yerleşimlere fazla odaklandığını ve Doğu Kudüs’e açık bir atıf içermediğini savundu.
Albanese, İngiltere’nin Filistinlilere ait mülklerin reklamının yapılmasını ve satışa sunulmasını engellemeye yönelik adımlarını da olumlu bulduğunu, bu uygulamanın önemli olduğunu ifade etti.
ABD politikası ve "Büyük İsrail" değerlendirmesi
Albanese, savaşın Avrupa’nın Washington’a bağımlılığının maliyetlerini görünür hale getirdiğini savundu. ABD’nin ortak olarak tanımladığı ülkelere tehdit yönelttiğini öne süren Albanese, Avrupa ile Washington arasındaki ilişkinin eşit ortaklık niteliği taşımadığını söyledi.

Ortadoğu ülkelerine de çağrı yapan Albanese, ABD dış politikası ile "Büyük İsrail" hedefleri arasında bağlantı bulunduğunu iddia etti. "Büyük İsrail" ifadesinin, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerindeki kontrolünü genişletmesini savunan farklı görüşler için kullanıldığını belirten Albanese, bazı savunucuların bu anlayışı Ürdün, Suriye ve Irak’ın bazı bölgelerine kadar genişlettiğini söyledi.
Yaptırımların Albanese’nin hayatına etkisi
ABD, Temmuz 2025’te Albanese’ye yaptırım uyguladı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Albanese’yi ABD ve İsrail’e karşı "siyasi ve ekonomik savaş kampanyası" yürütmekle suçladı.
Trump yönetimi Albanese’yi, ABD vatandaşları ve şirketlerinin kendisiyle işlem yapmasını engelleyen Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar listesine aldı. Albanese, yaptırımların ABD dışındaki bankacılık ve finans hizmetlerine erişimini de kısıtladığını belirtti.
Yaptırımlar, Albanese’nin Filistin’deki İsrail faaliyetlerini sürdürdüğü öne sürülen şirket yapısını incelediği BM raporunun ardından geldi. Albanese’nin raporunda Microsoft, Alphabet ve Amazon gibi büyük teknoloji şirketlerinin işgal ve çatışmadan kâr sağladığı ve bu süreçleri kolaylaştırdığı iddia edildi.
Bir federal yargıç mayıs ayında yaptırımların uygulanmasını geçici olarak durdurdu. Temyiz mahkemesi ise hukuki itiraz sürerken yaptırımların uygulanmasına izin verdi.
Albanese, yaptırımlar nedeniyle çalışmasının, seyahat etmesinin ve günlük harcamalarını karşılamasının zorlaştığını söyledi. Kredi kartlarını kullanamadığını, sağlık sigortasından yararlanamadığını ve ABD’ye girişinin engellendiğini belirten Albanese, BM görevinden ücret almadığını ancak diğer çalışmalarından ödeme kabul edemediğini ifade etti.
Finansal işlem yapamadığı ve ödeme alamadığı için ailesine bağımlı hale geldiğini belirten Albanese, yaptırımların BM uzmanı, çalışan ve anne olarak hayatının tüm alanlarını etkilediğini söyledi.