Gazze Şeridi'nde sabahın erken saatlerinden itibaren oluşan uzun ekmek kuyrukları, devam eden insani krizi gözler önüne seriyor. Altı veya yedi kişilik aileler, tek bir ekmek paketi için saatlerce beklemek zorunda kalıyor.
Engelli vatandaşların mücadelesi
Al Jazeera'ya konuşan engelli bir vatandaş, sabah saat altıdan beri ekmek kuyruğunda beklediğini ve kalabalık nedeniyle tekerlekli sandalyesinden defalarca düştüğünü belirtti. Vatandaş, kuyruklardaki yoğunluğu azaltmak için ek dağıtım noktalarının açılmasını talep etti.
Krizin arka planı
Ekmek krizinin temelinde, İsrail'in geçiş noktalarını kapatması ve un ile gaz girişini kısıtlaması yatıyor. Eskiden günde 600 kamyon yardım girişi yapılırken, şu anda bu sayının 30 ila 50 kamyona düştüğü bildiriliyor. Bu durum, bölgedeki açlık ve sefaleti daha da derinleştiriyor.
Bir başka vatandaş, kuyruktaki izdiham nedeniyle elinin kırıldığını ve bir paket ekmeğin ancak iki gün yetebildiğini ifade etti. Evde hamur yoğuramadığını çünkü ne odun ne de yakıt bulabildiğini söyleyen vatandaş, ekmek almak için tanıdıklarından borç almak zorunda kaldığını ekledi.
Dijital sistem eleştirisi
Ekmek almak için zorunlu kılınan 'uygulama' sistemi de eleştirilerin odağında. Akıllı telefonu olmayan veya teknolojiyi kullanmakta zorlanan kişiler bu sistemde büyük engellerle karşılaşıyor. Vatandaşlar, ekmeğin aracısız ve doğrudan dağıtılmasını talep ederek mevcut sistemin krizi çözmek yerine karmaşıklaştırdığını savunuyor.
Kırılgan grupların durumu
Engelliler, yaralılar ve yaşlılar gibi grupların bu koşullarda nasıl ekmek alabileceği endişe konusu. Bir vatandaş, kendisinin de izdiham nedeniyle defalarca yere düştüğünü ve tek bir paket ekmeğin büyük bir aileye yetmediğini vurguladı.
Kaynak ve gaz sıkıntısı
Ekmek krizi, Dünya Gıda Programı'nın yeterli un temin edememesi ve fırınlardaki şiddetli gaz sıkıntısıyla daha da kötüleşiyor. Gazze'nin günde 20 kamyon gaza ihtiyacı olduğu, ancak yalnızca 3 ila 4 kamyonun girebildiği belirtiliyor. Ayrıca, geçiş noktalarının Perşembe, Cuma ve Cumartesi günleri kapalı olması, durumu tam bir insani felakete dönüştürüyor.
Vatandaşlar, dünyadan acil müdahale ve destek çağrısında bulunarak, sabahın köründe ekmek kuyruğunda beklemek zorunda kalan çocukların ve uluslararası toplumun sessizliğinin altını çiziyor.