Gazze’de 7 Ekim 2023’ten bu yana devam eden saldırıların yol açtığı yıkım, Birleşmiş Milletler özel raportörleri ile uzmanların değerlendirmelerinde konutlardan sağlık hizmetlerine, çevreden eğitime ve kültürel mirasa uzanan altı başlıkta ele alındı.
Barınma krizi büyüdü
BM Konut Hakkı Özel Raportörü Rajagopal, Gazze’deki yıkımın kapsamı ve insani sonuçları bakımından İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana benzeri görülmemiş bir düzeye ulaştığını söyledi. Rajagopal, konutların yüzde 80’inden fazlasının yıkıldığını belirtti.
Ateşkes sonrasında evlerine dönmeye çalışan Filistinliler, barınma imkanlarının yeniden kurulması ve enkazın kaldırılması gibi ağır sorunlarla karşı karşıya kaldı. Gazze’nin özellikle kuzeyine acil insani yardım ile barınma desteği ulaştırılması gerektiği vurgulandı.

Kadınlar ve çocuklar ağır bedel ödedi
BM Kadın ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddet Konularındaki Özel Raportörü Reem Alsalem, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında Filistinli kadınlar ile çocukların sistematik biçimde hedef alındığını savundu. Alsalem, kadınların öldürülmesi ve üreme sağlığına yönelik şiddetin soykırım aracı olarak kullanıldığını ileri sürdü.
Gazze Sağlık Bakanlığının verilerine göre saldırılarda 17 bin 841 çocuk ile 12 bin 298 kadın hayatını kaybetti. Yüz binlerce kadın yerinden edilirken gıda ve temel hijyen ürünlerine ulaşımda ciddi sorunlar yaşandı.
Alsalem, sağlık sisteminin tahrip edilmesi, hamile ve emziren kadınların temel hizmetlerden mahrum bırakılması ve doğum koşullarının ağırlaşmasının Filistinlilerin neslinin devamını tehdit ettiğini belirtti.

Sağlık altyapısı tahrip edildi
Filistin asıllı doktor Sitte, İsrail’in Gazze’deki sağlık sistemini hedef almasını soykırımın ön hazırlıklarından biri olarak nitelendirdi. Hastanelerin, sağlık çalışanlarının ve tıbbi altyapının zarar görmesinin yaşam koşullarını daha da ağırlaştırdığı ifade edildi.
Sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesi, yaralılar ile hastaların tedavisini zorlaştırırken Gazze’deki insani krizin de derinleşmesine yol açtı.
Çevresel yıkım uzun vadeli risk oluşturdu
7 Ekim 2023’ten itibaren düzenlenen saldırıların Gazze’nin ekolojik yapısında ağır ve uzun vadeli tahribata neden olduğu aktarıldı. Çevre uzmanları, tarım arazilerinin yaklaşık yüzde 70’inin yok edildiğini; su kaynakları, kuyular, ağaçlar ve altyapının zarar gördüğünü belirtti.

Bombardımanların meydana getirdiği enkaz ve tozun yanı sıra kimyasal kirliliğin de halk sağlığını tehdit ettiği ifade edildi. Tarımsal üretimin geleceği ile temiz suya erişimin tehlikeye girdiği kaydedildi.
Gazze’de eğitim kurumları işlevini yitirdi
BM Eğitim Hakkı Özel Raportörü Farida Shaheed, eğitim sisteminin Gazze’de kasıtlı biçimde yok edilmesini Filistinlilerin geleceğini hedef alan sistematik yıkımın parçası olarak değerlendirdi. Shaheed, okulların yüzde 90’ından fazlasının tamamen veya kısmen kullanılamaz hale geldiğini söyledi.
Üniversiteler, kütüphaneler ve tarihi arşivler de tahrip edilirken Shaheed yaşananları "eğitim kırımı" olarak nitelendirdi.

Tarihi ve dini yapılar zarar gördü
İsrail’in saldırılarının Gazze’nin binlerce yıllık tarihi ve kültürel mirasında da geniş çaplı hasara yol açtığı belirtildi. Southampton Üniversitesinden Georgia Andreou ile University College London’dan Anne Irfan; camiler, kiliseler, tarihi yapılar, kütüphaneler ve arşivlerin zarar gördüğünü ifade etti.
UNESCO, Gazze’de 69 kültürel miras alanının tahrip edildiğini doğruladı. Uzmanlar ise en az 200 tarihi alanın yok edildiğini bildirdi.
Fransız Yakın Doğu Enstitüsünde görev yapan arkeolog Simon Brelaud, Gazze’deki tarihi alanların yüzde 95’inin etkilendiğine ilişkin değerlendirmeleri aktardı. Brelaud, cami, kilise, müze ve arkeolojik alanların zarar gördüğünü, Tell es-Sakan arkeolojik alanının ise tamamen yıkıldığının bildirildiğini kaydetti.