Güney Lübnan’da perşembe günü sınırlı ama dikkat çekici bir askeri hareketlilik yaşandı. Hizbullah, İsrail ordusuna bağlı bir gücün Kfartibnit yönünde ilerleme girişimlerine karşılık verdiklerini duyururken, İsrail saldırıları da bölgede can kaybı ve yaralanmalara yol açtı.
Hizbullah, saat 17.30’dan itibaren Arnun beldesinden Kfartibnit çevresine doğru ilerlemeye çalışan İsrail gücüyle uygun silahlarla çatıştıklarını açıkladı. Örgüt, bu müdahalenin "işgale karşı direnme" ve "ateşkes ihlaline yanıt" olduğunu savundu.
Hizbullah aynı gün yaptığı önceki açıklamada da son dört gün içinde Kfartibnit ve Ali Tahir bölgesine yönelen benzer ilerleme girişimlerini engellediğini bildirdi. Açıklamada, saldırıya geçen güçlerde hem can hem de mal kaybı oluştuğu ileri sürüldü.
Örgüt, 2 Mart’tan bu yana yeniden sürdürdüğü operasyonlar kapsamında 48 saate yakın bir sessizliğin ardından iki ayrı askeri açıklama yaptı. Bu durum, son günlerde güney cephesinde görece azalan ama tamamen durmayan çatışma düzenine işaret etti.
İsrail ordusu ise hava savunmasının güney Lübnan’daki birliklerine doğru atılan birkaç füzeyi engellediğini, bazı roketlerin de askerlerinin yakınına düştüğünü açıkladı. İsrail tarafı olayda kendi saflarında yaralanma olmadığını iddia etti.
Şiddet, perşembe günü yalnızca karşılıklı açıklamalarla sınırlı kalmadı. Bölgedeki yerel raporlara göre güney Lübnan’ın çeşitli beldelerine yönelik 10 İsrail saldırısı kaydedildi; bunlar hava saldırıları, topçu ateşi ve şüpheli bir cismin infilak etmesini içerdi.
Bu saldırılarda toplam 3 kişi hayatını kaybetti, bazı kişiler de yaralandı. Kfartibnit’te bir araca düzenlenen insansız hava aracı saldırısında Bilal Kemal Hayek ve Ali İsmail Tüfeyli öldü. Zibdin’de de bir genç, yine İHA saldırısında yaşamını yitirdi.
Aynı gün Cebelü’r-Rafi‘, Nebatiye el-Favka ve Cebelü’l-Ahmer çevresine de saldırılar düzenlendi. Kfartibnit’in çevresi yoğun topçu atışına maruz kalırken, bazı bölgelerde fosforlu ve aydınlatma mühimmatı kullanıldığı bildirildi.
Kaakiyetü’l-Cisr’de bir eve isabet eden topçu atışı yaralanmalara yol açtı. Duvveyr beldesinde ise gün içinde ikinci kez, İsrail saldırılarından kalma şüpheli bir cismin patlaması meydana geldi.
Bint Cubeyl bölgesinde Hadatha beldesi hedef alındı ancak burada yaralanma olmadı. Beyt Yahun üzerine atılan bir İHA bombası ise iki kişinin yaralanmasına neden oldu.
Saldırılar, son günlerdeki yoğunluğa göre daha sınırlı görünse de bölgedeki gerilimin sürdüğünü gösterdi. Kuzey İsrail’de son üç günde alarm seviyesinin önceki yoğun döneme göre belirgin biçimde düştüğü de aktarıldı.
Öte yandan haberin dikkat çeken bir diğer boyutu, İran ile ABD arasında imzalandığı belirtilen ve Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesini öngören anlaşma oldu. Metinde, Lübnan’ın da anlaşmanın merkezinde yer aldığı ve ülkenin toprak bütünlüğü ile egemenliğinin güvence altına alınmasının hedeflendiği kaydedildi.
Ancak İsrail hükümetindeki bazı aşırı sağcı isimlerin, İran’la yapılan herhangi bir düzenlemenin Lübnan’daki operasyonları veya güvenlik tavizlerini kapsamasına karşı çıktığı belirtildi. Aynı çevrelerin güney Lübnan’daki İsrail varlığını sürdürme ve askeri faaliyetlere devam etme çizgisini savunduğu aktarıldı.
İsrail, 2 Mart’tan bu yana Lübnan’a yönelik geniş çaplı saldırılar yürütüyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre bu saldırılarda şimdiye kadar 3 bin 912 kişi öldü, 11 bin 873 kişi yaralandı ve bir milyondan fazla kişi yerinden edildi.
İsrail’in güney Lübnan’da bazı bölgeleri onlarca yıl önce başlayan işgalin parçası olarak tuttuğu, bazı alanlarda ise son çatışma döneminde 10 kilometreden fazla içeri ilerlediği de hatırlatıldı. Bu ilerleme, 2000 yılındaki çekilmeden bu yana görülen en derin kara hareketi olarak öne çıktı.