Orta Doğu'nun enerji sevkiyatında önemli güzergahlarından Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiği, pazartesi günü 6 geçişe kadar indi. Bu sayı, stratejik su yolunda 22 Temmuz'dan bu yana görülen en düşük seviye oldu.
Hürmüz Boğazı ve çevresinde 5-12 Ekim döneminde ticari gemileri hedef alan saldırı, saldırı girişimi ve engelleme biçiminde en az 14 olay kayda geçti. Pazartesi günü ise 6 geminin saldırıya uğradığı bildirildi.

Enerji akışı savaş öncesi seviyenin gerisinde
Körfez, Umman Denizi ve Kızıldeniz'deki sevkiyatlar da hesaba katıldığında ham petrol, petrol ürünleri ve sıvı kimyasal ihracatı 8 Ekim'de günlük 21,1 milyon varilken 11 Ekim'de 6,7 milyon varile geriledi. Orta Doğu'dan ham petrol, petrol ürünleri ve sıvılaştırılmış doğal gaz taşımacılığı, deniz güvenliğine ilişkin risklerin yükselmesiyle sert düşüş yaşadı.
Kpler verilerine göre günlük sevkiyat pazartesi günü 10,4 milyon varil, salı günü ise 8,3 milyon varil olarak kaydedildi. Haftalık ortalama 17 milyon varilde kaldı; bu rakam çatışma öncesindeki günlük yaklaşık 23,3 milyon varillik seviyenin altında bulunuyor.

Hürmüz geçişleri birkaç günde 32'den 6'ya geriledi
Boğazdan 8 Ekim'de 32, 9 Ekim'de 24, 10 Ekim'de 11 ve 11 Ekim'de 12 ticari gemi geçti. Pazartesi günü geçiş sayısının 6'ya düşmesi, bölgedeki deniz trafiğindeki daralmayı ortaya koydu.
Kızıldeniz'i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu'na bağlayan Bab el-Mendeb Boğazı'nda da hareketlilik azaldı. Bu rotadaki geçişler 8 Ekim'de 35, 10 Ekim'de 39, 11 Ekim'de 46 ve pazartesi günü 32 gemi olarak kaydedildi.

Bab el-Mendeb'de de güvenlik endişesi büyüdü
Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını artırması, Bab el-Mendeb üzerinden geçen gemilere ilişkin güvenlik kaygılarını artırdı. Husilerin bu koridorun kontrolünü ele geçirmek için deniz ablukası kurma girişimleri, bölgedeki çatışmaya yeni bir risk unsuru ekledi.
Deniz trafiğindeki düşüş, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırılarının ardından yaşanan gelişmelerle birlikte değerlendiriliyor. İran'ın su yolunu fiilen kapatmasının ardından ABD deniz ablukasının gelmesinin bölgesel taşımacılığı daha da zorlaştırdığı belirtiliyor.
Hürmüz ve Bab el-Mendeb boğazlarında geniş çaplı tedarik kesintileri yaşanması, küresel enerji arzı ve piyasa istikrarı üzerindeki baskıyı artırabilir.