Yemen'in batı kıyısındaki hareketlilikle ilgili açıklamalarda deniz ulaşımının güvenliği öne çıktı. Husilere bağlı Yüksek Siyasi Konsey üyesi Abdülaziz bin Habtur, gelişmelerin uluslararası seyrüseferi tehdit etmediğini savunurken, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi Babülmendep'in bölgesel ve uluslararası önemine dikkat çekti.
Bin Habtur, perşembe günü yaptığı açıklamada Yemen'in toprakları, kıyıları ve karasuları üzerindeki egemenliğini kullanmasının uluslararası deniz ulaşımı için tehdit oluşturmadığını söyledi. Seyrüseferin güvende kalacağını belirten Bin Habtur, Yemen'e yönelik yeni bir askeri tırmanışa karşı uyarıda bulundu.
Husilerin yetkilisi, dış ülkelerin açıklamalarını Yemen'in egemenliğine yönelik çifte standartlı yaklaşım olarak niteledi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Yemen'deki gelişmeleri ele alacağı toplantıda tırmanışın nedenlerinin incelenmesi gerektiğini belirten Bin Habtur, Suudi Arabistan'ın saldırı ve ablukasını bu nedenler arasında saydı.
Bin Habtur ayrıca Güvenlik Konseyi'nin Yemenlileri ülkelerini ve egemenliklerini savundukları için kınayan bir platforma dönüşmemesi gerektiğini ifade etti. Güvenlik ve istikrarın sağlanması için Yemen'in egemenliğine ve bağımsızlığına saygı gösterilmesini, saldırı ve ablukanın sona erdirilmesini ve kalıcı barışa ilerlenmesini istedi.
Husilerin tanınmayan hükümetindeki Dışişleri Bakan Yardımcısı Abdülvahid Ebu Ras da deniz ulaşımının güvende olduğunu söyledi. Ebu Ras, deniz güvenliğiyle batı kıyısındaki ilçelerde bastırılan çatışmalar arasında bağlantı bulunmadığını belirtti.
El-Alimi Babülmendep'in ortak önemini vurguladı
Reşad el-Alimi, Yemen kıyılarının korunması ile devletin toprakları, limanları ve karasuları üzerindeki kontrolünün yeniden sağlanmasının Yemen, Mısır, Arap ülkeleri ve uluslararası toplumun ortak çıkarı olduğunu açıkladı.
El-Alimi bu değerlendirmeleri, Riyad'da Mısır'ın Yemen Büyükelçisi İhab Ebu Seri ile yaptığı görüşmede dile getirdi. Husileri, batı kıyısında İran Devrim Muhafızları ve müttefik gruplarla bağlantılı uzmanların katılımıyla farklı alanlarda tırmanış yürütmekle suçladı.
El-Alimi, İran'ın Husilerin batı kıyısına yönelmesini kullanarak Babülmendep ve Kızıldeniz üzerinde etkili olma kapasitesi kazanmayı amaçladığını öne sürdü. Babülmendep'in uluslararası açıdan önemli bir geçiş noktası olduğunu belirten el-Alimi, buradaki herhangi bir tehdidin Kızıldeniz'i, Süveyş Kanalı'nı, ticareti ve küresel piyasaları doğrudan etkileyebileceğini söyledi.
Batı Yemen kıyısındaki hareketlilik
Batı Yemen kıyısında Husilerin, Hudeyde vilayetinin güneyindeki Hays ve Hुha ilçelerinde bazı bölgelere girdiği öne sürüldü. Hükümet güçleri ile onlara bağlı birliklerin bölgedeki bazı mevzilerden çekildiği ve Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki stratejik Mıha kentine doğru ilerlediği yönünde de bilgiler paylaşıldı; ancak sahadaki kontrol haritasına ilişkin aktarımlar birbiriyle örtüşmedi.
Yemen hükümetine bağlı güçler, batıdaki çeşitli cephelerde yaşanan ilerlemelerin ardından Babülmendep'e yakın Mıha kentinin güneyinde bir komuta merkezi kurulduğunu açıkladı. Mıha ve çevresindeki kıyı şeridi, Kızıldeniz ile Aden Körfezi'ni birbirine bağlayan Babülmendep Boğazı'na yakınlığı nedeniyle stratejik önem taşıyor.
Yemen'de hükümet güçleri ile Husiler arasındaki askeri gerilim, Nisan 2022'de başlayan ateşkesin ardından oluşan görece sakin dönemin sonrasında temmuz ayının başından bu yana yeniden tırmandı. Husiler, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana ile ülkenin kuzey ve batısındaki geniş bölgeleri kontrol ederken hükümet ve müttefikleri güney ile doğudaki alanlarda hakimiyetini sürdürüyor.