İran Bilim, Araştırma ve Teknoloji Bakanı Hüseyin Simaei Sarraf, Minsk’te düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü üyesi ülkelerin 10. Eğitim bakanları toplantısında konuştu. Sarraf, üniversitelerin savaşın dışında tutulması gerektiğini vurgulayarak bilimsel kurumların korunması için küresel düzeyde daha güçlü bir tutum çağrısı yaptı.
Bakan, Belarus’a ve Şanghay İşbirliği Örgütü sekretaryasına toplantıya ev sahipliği yaptıkları için teşekkür etti. Konuşmasında iklim değişikliği, su ve enerji sıkıntıları, gıda güvenliği ve yapay zekâ alanındaki gelişmeler gibi sınır aşan sorunlara dikkat çekti.
Sarraf, bu başlıkların gelecekte insanlık için ortak ve eşgüdümlü bilimsel işbirliğini zorunlu hale getirdiğini söyledi. Örgüt üyesi ülkelerin medeniyet birikimi ve akademik kapasitesinin bu işbirliği için önemli bir zemin sunduğunu dile getirdi.
Üniversiteler için kırmızı çizgi vurgusu
İranlı bakan, son bir yılda ABD ve İsrail saldırıları sırasında İran üniversitelerinin zarar gördüğünü ve bazı bilim insanlarının öldürüldüğünü belirtti. Bilimsel ve kültürel kurumların her çatışmada kırmızı çizgi sayılması gerektiğini ifade ederek üniversitelerin savaşın kurbanı değil, düşünce, diyalog ve umut için güvenli alanlar olması gerektiğini söyledi.
Sarraf, dünyanın bilim camiası ile uluslararası kuruluşlara üniversitelerin, akademisyenlerin ve bilim merkezlerinin güvenliği için daha açık, daha sorumlu ve daha kararlı bir tutum alma çağrısında bulundu. Üniversitelerin güvenliğinin insanlığın geleceğinden ayrı düşünülemeyeceğini savundu.
Konuşmasında İran’ın eğitim ve bilginin sınırlarını genişletmeye adanmış profesörler ve araştırmacılar kaybettiğini de dile getirdi. ABD ve İsrail’in İran üniversitelerine yönelik saldırılarını küresel bilim camiasına yönelmiş saldırılar olarak nitelendirdi ve bu tür eylemler karşısında sessiz kalınmasının şiddetin bilim ve uygarlığa karşı sürmesine zemin hazırlayacağını söyledi.
Yapay zekâ ve sağlık alanında işbirliği çağrısı
Sarraf, Şanghay İşbirliği Örgütü üyelerinin yapay zekâ, temel bilimler, ileri malzemeler ve halk sağlığı gibi alanlarda önemli kapasitelere sahip olduğunu belirtti. Bu avantajların sorun odaklı bir işbirliği ağına dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.
Bakan, gelecekte üniversitelerin başarısının yalnızca bilgi üretimiyle ölçülmeyeceğini, insanların yaşam kalitesine etkisiyle de değerlendirileceğini söyledi. Konuşması, bölge ülkeleri arasında bilimsel dayanışma ve akademik güvenlik başlıklarını yeniden öne çıkardı.