İtalyan savcılar, 2016 yılında Kahire'de kaybolan ve vahşice işkence edilmiş halde bulunan İtalyan doktora öğrencisi Giulio Regeni'nin ölümüyle ilgili olarak dört Mısırlı güvenlik görevlisine ağır hapis cezaları verilmesini talep etti.
Roma'daki mahkemede görülen davanın duruşmasında savcılar, Mısır Genel İstihbaratı'ndan Binbaşı Magdi Sharif için ömür boyu hapis cezası istedi. Eski devlet güvenlik başkanı Tümgeneral Tarek Sabir, polis Albay Hisham Helmy ve Kahire'deki eski soruşturma başkanı Albay Ather Kamal hakkında ise 17 yıl 6 ay hapis cezası talep edildi.
Dört Mısırlı yetkili, suçlamalara hiçbir zaman kamuoyu önünde yanıt vermedi ve İtalyan yasalarına göre gıyaben yargılanıyor. Mısır ise devletle herhangi bir bağlantısı olduğunu reddederek Regeni'nin çete mensupları tarafından öldürüldüğünü öne sürdü.
Başsavcı yardımcısı Sergio Colaiocco, mahkemede yaptığı konuşmada, "Burada yargılanan, basit bir insan hayatına son verme eylemi değil. Burada yargılanan, savunmasız bir adama karşı yöntemli, soğukkanlı ve örgütlü şiddet kullanımıdır" ifadelerini kullandı. Colaiocco, "Dramatik gerçek şu ki, bu suç sıradan suçlular tarafından değil, devletin gücünün meşru kullanımını emanet ettiği kişiler tarafından işlendi" dedi.
Otopsi fotoğrafları ilk kez mahkemede gösterildi
Regeni'nin ailesinin rızasıyla, savcılar ilk kez otopsi görüntülerini mahkemeye sundu. Colaiocco, yaraların Regeni'nin birkaç gün boyunca bilinci tamamen açık haldeyken işkence gördüğünü kanıtladığını belirtti. Savcı, "Giulio her şeyi bilinçli olarak yaşadı. Sakinleştirici olmadan, ilaçsız, hiçbir rahatlama olmadan. Bunlar dayak değildi; bu bir imha yöntemiydi" dedi.
Dava, İtalya ile Mısır arasındaki ilişkileri yıllarca gerdi. İtalyan savcılar, Regeni'nin Mısır'daki bağımsız sendikalarla ilgili araştırmasının güvenlik güçlerinin dikkatini çektiğini öne sürüyor. Duruşma 2021'de başlamış ancak hukuki itirazların ardından askıya alınmıştı. İtalya Yüksek Mahkemesi, Mısır'ın şüphelilerin yerini tespit etmede işbirliği yapmamasının yargılamayı engellememesi gerektiğine hükmedince dava Şubat 2024'te yeniden başladı.
Colaiocco, Mısır yönetiminin sorumluları bilinçli olarak koruduğunu söyledi: "Mısır rejimi soruşturma yapmak istemedi. İşkencecileri korumayı seçti. Subaylarını işlenen korkunçluklar için hesaba çekmedi. Bilinçli olarak onları örtbas etmeyi seçti. "
Ticaret cephesinde ise İngiltere'nin AB'ye mal ihracatı 2025'te 2019'a kıyasla reel olarak yüzde 14 düşerken, hizmet ihracatı aynı dönemde yüzde 28 arttı. İngiltere'nin AB ile toplam mal ticaretinde 185 milyar dolarlık açık verdiği, buna karşın hizmetlerde 66 milyar dolarlık fazla elde ettiği belirtiliyor.
Finans alanında ise Londra merkezli kurumların "pasaport haklarını" kaybetmesiyle yaklaşık 40 bin iş pozisyonu Paris, Frankfurt, Dublin ve Amsterdam gibi Avrupa merkezlerine kaydı. Araştırmacılar, bunun "yeni bir Londra" yaratmadığını, finans merkezlerinin parçalanmasına yol açtığını vurguluyor. Uzmanlar, genel tabloda Avrupa Birliği için kaybın sınırlı ve dağınık olduğunu, ancak İngiltere'nin çok daha büyük bir ekonomik darbe aldığını ifade ediyor.