Kallas ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Şam'daki Tişrin Sarayı'nda bir araya geldi. Ziyaret, iki yetkilinin New York'ta BM Genel Kurulu'nun 81. oturumu kapsamında görüşmesinden günler sonra gerçekleşti. AB, 14 yıllık aranın ardından Şam'a yeniden büyükelçi göndermişti.
Kallas, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile görüşmesinin ardından düzenlenen basın toplantısında, yıllardır barış, özgürlük ve gelecek beklentisi taşıyan Suriyeliler için geçiş döneminin önemini anlattı. AB’nin kapsayıcı ve barışçıl bir geçişi desteklemek amacıyla siyasi ve ekonomik araçlarını kullandığını belirtti.
Şam ile Avrupa arasında siyasi diyalog yeniden kuruldu
AB’nin Esed rejiminin devrilmesinin ardından Suriye’nin toparlanmasını ve yeniden imarını desteklemek için ekonomik yaptırımları kaldırdığını hatırlatan Kallas, iki taraf arasındaki işbirliğinin yeniden canlandırıldığını söyledi. Kallas, üst düzey siyasi diyaloğun mayıs ayında yeniden başlatıldığını kaydetti.
Suriye’ye daha fazla yatırım çekmeyi ve ortaklığı geliştirmeyi hedeflediklerini aktaran Kallas, bunun Suriye tarafının atacağı adımlara da bağlı olduğunu dile getirdi. Teknik, siyasi ve güvenlik başlıklarındaki temasların sürdüğünü belirten Kallas, gelecek yazdan önce yeni bir üst düzey siyasi diyalog toplantısı yapılmasının planlandığını bildirdi.
Yeniden imar güvenli ve adil yatırım ortamına bağlandı
Esed rejiminin yol açtığı yıkımı görmek üzere Şam’ın Cobar Mahallesi’ni ziyaret ettiğini anlatan Kallas, AB’nin toparlanma, insani yardım, kurumların güçlendirilmesi ve mayınların temizlenmesi için destek sağladığını söyledi.

Kallas’a göre yeniden imarın temel unsurlarından biri özel sektör yatırımları. Şirketlerin yatırım kararı verebilmesi için güvenli bir ortama, hukukun üstünlüğüne ve iyi işleyen kurumlara ihtiyaç bulunduğunu belirten Kallas, yatırımcıların bir uyuşmazlık halinde mahkemelere başvurabileceklerine ve adil kararlar alınacağına güvenmesi gerektiğini ifade etti.
AB’nin Suriye’de kurumların inşasına yardımcı olmaya hazır olduğunu yineleyen Kallas, bu desteğin yatırımları ve istihdamı destekleyeceğini söyledi. Savaşın ardından üç milyondan fazla kişinin Suriye’ye döndüğünü belirten Kallas, mültecilerin dönüşünün güvenli, onurlu ve sürdürülebilir olması gerektiğini vurguladı.
Geri dönüşlerin devam edebilmesi için güvenlik, konut, okul ve yeniden topluma katılım imkanlarının gerekli olduğunu kaydeden Kallas, Suriye’nin kuzeydoğusunun yeniden entegrasyonunu önemli bir adım olarak nitelendirdi. Kallas ayrıca Kürtlerin haklarının korunması ve Süveyda’da güven ile diyaloğun güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Şam, AB ile yeni ortaklık anlaşması hazırlıyor
Şeybani ise Kallas’ın 15 yıl aradan sonra Şam’a yaptığı ilk ziyaretin Suriye-Avrupa ilişkileri bakımından önem taşıdığını belirtti. Görüşmede ikili ilişkilerin yanı sıra geçen yıl başlatılan üst düzey siyasi diyaloğun da ele alındığını söyleyen Şeybani, Suriye’nin AB nezdindeki diplomatik temsilini büyükelçilik düzeyine çıkaracaklarını açıkladı.
AB’nin 18 Mayıs’ta aralarında Savunma ve İçişleri bakanlıklarının da bulunduğu bazı Suriye devlet kurumlarını yaptırım listesinden çıkardığını aktaran Şeybani, Eylül ayının başında Avrupa Komisyonunun gönüllü geri dönüş için ulusal çerçeve çalıştayına katıldığını söyledi. Şeybani, Suriye kurumlarına teknik destek platformunun da başlatıldığını kaydetti.
Suriye ile AB arasında 1977 tarihli anlaşmanın yerini alacak yeni bir ortaklık anlaşması için gelecek yılın ilk çeyreğinin sonuna kadar ortak bir kapsam belgesi hazırlamayı hedeflediklerini belirten Şeybani, müzakerelerin teknik komiteler üzerinden yürütülmesi konusunda anlaşmaya varıldığını ifade etti.

Şeybani, Suriye’nin 2028-2034 döneminde AB’nin çok yıllı mali çerçevesine dahil edilmesini ve işbirliğinin stratejik taahhüt düzeyine taşınmasını istediklerini söyledi. Yönetişim ve kamu hizmetlerinin geliştirilmesi alanlarında AB ile işbirliğini ilerletmek istediklerini belirten Şeybani, Suriye Sahil Güvenlik birimlerinin kapasitesinin desteklenmesi konusunun da görüşüldüğünü aktardı.
Şeybani devlet kurumlarına yönelik yaptırımların kaldırılmasını istedi
Suriye’nin gönüllü geri dönüşler için ulusal çerçeveyi uygulamayı sürdürdüğünü söyleyen Şeybani, toparlanmanın önündeki engellerden biri olarak gördükleri yaptırımlar konusundaki tutumlarının değişmediğini belirtti. Eski rejimin sembol isimlerine yönelik yaptırımların devam etmesini desteklediklerini ifade eden Şeybani, devlet kurumları ve hükümete bağlı kuruluşlar üzerindeki yaptırımların kaldırılmasını istedi.
Suriye’nin kitle imha silahları mirasını geride bıraktığını savunan Şeybani, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütündeki hakların yeniden kazanıldığını ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansında eski rejim döneminden kalan dosyanın kapatıldığını söyledi.
Siyasi geçişin sürdüğünü belirten Şeybani, temmuz ayında Halk Meclisinin toplanması ve Suriye Demokratik Güçlerinin devlet kurumlarına entegrasyonuyla ülkenin birliğinin güçlendirildiğini dile getirdi.
Bölgesel güvenlik ve Golan Tepeleri gündemi
Kallas, Şam’daki görüşmelerde bölgesel güvenlik başlığının da ele alındığını söyledi. Suriye’nin İran ile ABD arasındaki çatışmanın dışında kalmayı tercih etmesinin, çatışmanın ülkeye yayılmasını önlemeye yardımcı olduğunu belirtti.

Suriye ile İsrail arasındaki güvenlik düzenlemelerine ilişkin görüşmelere değinen Kallas, 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’na saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Kallas ayrıca Suriye hükümetinin ülkedeki Rus askeri varlığını azaltabileceğine inandıklarını ve AB’nin Suriye için güvenilir bir ortak olabileceğini ifade etti.
Avrupa’nın Suriye’deki geçişin başarılı ve kalıcı olmasını istediğini belirten Kallas, gelişen ilişkilerin Suriyelilerin günlük yaşamında somut iyileşmelere dönüşmesini hedeflediklerini kaydetti.
Şeybani, Suriye topraklarının herhangi bir saldırı için platforma dönüştürülmesini kabul etmediklerini söyledi. Körfez ülkeleri ve Ürdün’e yönelik İran saldırıları karşısında bu ülkelerle dayanışma içinde olduklarını belirten Şeybani, sorunların diplomatik yollarla çözülmesi çağrısında bulundu.
Suriye’nin coğrafi konumunun Doğu ile Batı arasındaki enerji ve ticaret güzergahları bakımından önem taşıdığını ifade eden Şeybani, ülkesindeki istikrarın Avrupa’nın kendi güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.
İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarının iyileşme sürecindeki ülkeyi hedef aldığını savunan Şeybani, Avrupa’nın yalnızca endişe açıklamalarıyla yetinmemesi gerektiğini belirtti. AB’den kararlı bir tutum beklediklerini söyleyen Şeybani, AB Dışişleri Konseyinin saldırıları açık şekilde tanımlamasını ve İsrail güçlerinin 8 Aralık 2014 hatlarına çekilmesini talep etti.
İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarının AB’nin Siyasi ve Güvenlik Komitesinin gündemine açıkça alınmasını isteyen Şeybani, Golan Tepeleri’nin Suriye toprağı olduğunu vurguladı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 497 sayılı kararının Golan’ın ilhakını geçersiz ve hükümsüz kabul ettiğini belirten Şeybani, AB’nin Golan Tepeleri üzerindeki İsrail egemenliğini reddeden tutumunu takdir ettiklerini söyledi.
Şeybani, Suriye’nin 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’na bağlı olduğunu ifade etti. Şeybani ayrıca AB’den Birleşmiş Milletler Ateşkes Gözlem Gücü’nün görev süresinin yenilenmesine destek vermesini beklediklerini kaydetti.