Katar Dışişleri Bakanlığı Medya ve İletişim Departmanı Direktörü İbrahim el-Haşimi, ABD ile İran arasındaki krizin bölgesel etkilerine ilişkin Doha'da açıklama yaptı. Salı günü düzenlenen basın toplantısında konuşan el-Haşimi, Tahran'dan iyi niyet göstermesini ve Körfez ülkelerine yönelik tehditleri durdurmasını istedi.
El-Haşimi, arabuluculuk girişimlerinin sonuç verebilmesi için İran'ın bu adımları atması gerektiğini söyledi. Katar yetkilisi, yürütülen çabaların gerilimi azaltmayı ve ABD ile İran arasındaki krizin barışçıl yollarla sona erdirilmesine zemin hazırlamayı amaçladığını belirtti.
Bölgesel arabuluculuk girişimleri
Bölgesel ve uluslararası ortaklar arasındaki istişarelerin krizi tamamen sona erdirme hedefiyle devam ettiğini aktaran el-Haşimi, Suudi Arabistan ile Mekke İttifakı ülkelerinin çabalarının Katar ve Pakistan tarafından yürütülen girişimleri tamamladığını ifade etti.
Katar heyetinin Tahran ziyaretinin de mevcut krizin yatıştırılmasına yönelik arabuluculuk çalışmalarına destek vermek amacı taşıdığını kaydeden el-Haşimi, bölge ülkelerinin egemenliklerini dikkate alan yeni bir bölgesel güvenlik sistemine ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Mekke İttifakı ülkeleri, pazartesi günü Tahran'da bölgesel gerilimi düşürmek ve ABD ile İran arasındaki arabuluculuğu desteklemek amacıyla görüşmeler yaptı. İttifak heyeti, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın da aralarında bulunduğu İranlı yetkililerle bir araya geldi.
Katar ve İran liderleri Moskova'da buluştu
Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, salı günü Moskova'da Washington ile yürütülen müzakerelerin son durumunu, Hürmüz Boğazı'nı ve enerji tedarikini görüştü. Görüşme, iki liderin Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu'nun sekizinci zirvesine katıldığı sırada gerçekleşti.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 7 Ağustos'ta ortak savunma amacı taşıyan Mekke İttifakı anlaşmasını imzaladı.
ABD-İran müzakerelerindeki kesinti
ABD ile İran arasında 18 Haziran'da bir mutabakat zaptı imzalanmasının ardından müzakereler başladı. Ancak görüşmeler, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ulaşımı da dahil olmak üzere çeşitli anlaşmazlıklar nedeniyle daha sonra kesildi.
28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a yönelik savaşı başladı. Tahran ise İsrail'e ve Arap ülkelerindeki ABD'ye ait olduğunu belirttiği askeri tesislere saldırılar düzenleyerek karşılık verdi.
Hürmüz Boğazı, enerji ve emtia sevkiyatları bakımından stratejik bir güzergâh olarak değerlendiriliyor.