Katar, Kudüs ve kentteki İslami ve Hristiyan kutsal mekanların korunması için Arap ve İslam dünyasının ortak adımlar atmasını istedi. Katar Dışişleri Bakanlığında Devlet Bakanı Muhammed bin Abdülaziz bin Salih el-Halifi, işgal altındaki Doğu Kudüs'te yaşandığı belirtilen ihlallerin belgelenmesi ve durdurulması amacıyla diplomatik ve medya kampanyası başlatılması çağrısı yaptı.
Halifi bu çağrıyı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 81. Oturumu kapsamında New York'ta düzenlenen Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı ortak bakanlar toplantısında dile getirdi. Katar Dışişleri Bakanlığının açıklamasına göre Halifi, Kudüs'ün korunmasının Arap ve İslam dünyasının ortak çalışmalarında öncelik olması gerektiğini söyledi.
Katar'ın kentin tarihi, hukuki ve demografik yapısını değiştirmeye yönelik uygulamaları reddettiğini belirten Halifi, Kudüs ve kutsal mekanlardaki gelişmeleri sürekli izleyip kayda alacak bir kurumsal mekanizma oluşturulmasını önerdi.
Kutsal mekanlar için medya platformu önerisi
Öneriye göre kurulacak medya platformu, kutsal mekanlara ve ibadet edenlere yönelik ihlalleri belgeleyerek bunları uluslararası kuruluşlar ile dünya kamuoyuna sunacak. Halifi, girişimin çalışma yöntemleri ve finansman kaynaklarının belirlenmesi için Arap Birliği ile İslam İşbirliği Teşkilatının genel sekreterlikleriyle koordinasyonun sürdürülmesini istedi.
Halifi ayrıca ağustos ayında Amman'da düzenlenen toplantının sonuçlarının uygulanmasının önemini vurguladı.
Haşimi himayesine ve Filistin devletine destek
Katar temsilcisi, Kudüs'teki İslami ve Hristiyan kutsal mekanlar üzerindeki tarihi Haşimi himayesine verilen desteği yineledi. Mescid-i Aksa'daki gerilimi, İsrailli bakanların öncülük ettiği yerleşimci baskınlarını ve avlularda İsrail bayrağı açılmasını kınadı.
Haşimi kralların Kudüs'teki kutsal mekanlar üzerindeki himayesi 1917'den bu yana Müslüman ve Hristiyanların dini haklarının korunması ile kutsal mekanların kimliği ve güvenliğinin gözetilmesini kapsıyor. Ürdün Kralı 2. Abdullah ile Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Mart 2013'te Ürdün'e Filistin'deki Kudüs ve kutsal mekanlar üzerinde himaye ve savunma hakkı veren bir anlaşma imzalamıştı.
Katar, Filistin halkının haklarına yönelik desteğini de yineledi. Açıklamada, Filistinlilerin kendi kaderini tayin etme ve başkenti Doğu Kudüs olan, Haziran 1967 sınırlarında bağımsız devlet kurma hakkının desteklendiği, iki devletli çözümün uygulanmasının savunulduğu belirtildi.
Mescid-i Aksa'ya girişlere ilişkin açıklama
Filistin'deki Kudüs Valiliği, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in 20 Eylül'de yoğun güvenlik önlemleri altında Doğu Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya girdiğini ve mekanın doğu bölümünde Yahudi dini ritüelleri gerçekleştirdiğini açıkladı.
Valiliğe göre 20 ve 21 Eylül'de, Yom Kippur döneminde 1678 İsrailli yerleşimci Mescid-i Aksa'ya girdi. Valilik, bu sayının söz konusu dönem için kaydedilen en yüksek sayı olduğunu bildirdi.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun New York'taki 81. Oturumunun 28 Eylül'e kadar sürmesi planlanıyor.