Roş Haşana Bayramı'nın ikinci gününde Mescid-i Aksa'ya giriş yapan grubun 480 İsrailliden oluştuğunu Kudüs Valiliği duyurdu. Valilik, grubu Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler olarak nitelendirdi.
Filistin resmi ajansı WAFA'nın aktardığına göre İsrailliler, Megaribe Kapısı üzerinden kutsal mabedin avlusuna geçti. Avluda provokatif turlar atıldığı, Talmudik ayinler yapıldığı ve toplu şekilde dua edildiği belirtildi.
Mescid-i Aksa'da statüko tartışması
İsrail yönetimi, 2003 yılında aldığı tek taraflı kararla İsraillilerin Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlemesine izin verdi. O tarihten itibaren cuma ve cumartesi günleri dışında aşırılık yanlısı Yahudi grupların baskınları ve işgalleri sürüyor.
26 Ekim 1994'te İsrail ile Ürdün arasında imzalanan barış antlaşmasına göre Mescid-i Aksa, Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.
Yahudiler, 2003'ten bu yana Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin izni olmadan, İsrail'in tek taraflı kararı doğrultusunda polis eşliğinde kutsal mabede giriyor. Kudüs İslami Vakıflar İdaresi bu girişleri baskın olarak nitelendiriyor ve Müslümanların egemenliğinin ihlal edildiğini vurguluyor.
Külliyenin altındaki kazılar
Mescid-i Aksa Külliyesi, Kıble Mescidi ve Kubbetü's-Sahra'nın yanı sıra müzeleri, medreseleri ve geniş bir avluyu kapsıyor. İsrailliler, külliyenin altında Süleyman Mabedi kalıntılarının bulunduğu iddiasıyla kazı çalışmaları yürütüyor.
İsrail yönetimi, Mescid-i Aksa'da yalnızca Müslümanların ibadet edebildiğini, diğer dinlerin mensuplarının ise mabedi sadece ziyaret edebildiğini savunarak tarihi statükonun korunduğunu belirtiyor. Ancak İsrail polisi korumasındaki girişlerde dua edilmesi ve dini ritüeller gerçekleştirilmesi sıkça gündeme geliyor.
İsrail'deki ultra-Ortodoks Yahudi din adamlarının çoğunluğu ise Yahudilerin Mescid-i Aksa'ya girmesinin dinen yasak olduğunu söylüyor.