Kuveyt, bölgedeki güvenlik tehditlerine rağmen tarihinin en büyük yabancı yatırımını hayata geçiriyor. Kuveyt Petrol Kurumu, 16 milyar dolar değerindeki Şahin projesini duyurarak, petrol sektörü altyapısına yönelik önemli bir adım attı.
Kurumdan yapılan açıklamada, projenin Kuveyt'in en büyük doğrudan yabancı yatırımı ve petrol sektörü altyapısındaki en büyük ortaklık olduğu belirtildi. Anlaşma, ham petrol ihracatında kullanılan boru hattı ağının 20,5 yıl süreyle kiralanması ve geri kiralanması modeline dayanıyor. Kuveyt Petrol Şirketi, yüzde 51 hisseyle yönetim ve işletme kontrolünü elinde tutacak.
Projenin üretim veya rafinaj düzeylerine herhangi bir kısıtlama getirmediği, tüm operasyonel ve üretim kararlarının tamamen Kuveyt devletine ait kalacağı vurgulandı. Tamamlanmasıyla birlikte projeden 7,85 milyar dolar nakit getiri bekleniyor.
Küresel yatırım şirketleri Blackstone, Brookfield ve KKR, uzun vadeli stratejik ortaklar olarak projede yer alacak. Elde edilecek gelirin, Kuveyt Petrol Kurumu'nun sermaye harcama programlarını, özellikle de 2035 yılına kadar ham petrol üretim kapasitesini günlük 4 milyon varile çıkarma hedefini desteklemesi öngörülüyor.
Kurumun üst düzey yöneticisi Nevvaf Suud es-Sabah, projenin ekonomik kalkınma sürecinde bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Sabah, Kuveyt ekonomisinin esnekliğini ve enerji sektöründeki vizyonunu yansıtan bu adımın, mevcut bölgesel sınamalara rağmen ülkenin küresel sermaye için cazibe merkezi olmayı sürdürdüğünü gösterdiğini söyledi.
Bu duyuru, bölgedeki gerilimlerin tırmandığı bir döneme denk geldi. Son haftalarda Kuveyt'teki kritik tesis ve kamplara drone saldırıları düzenlenmişti. Cuma günü ise İran tarafından fırlatılan füze ve drone'larla bir saldırı gerçekleştiği, Kuveyt ordusunun hava savunma sistemleriyle bu saldırıyı püskürttüğü açıklandı.
İran, söz konusu saldırıların ABD'nin kendisine yönelik operasyonlarına misilleme olarak Kuveyt, Katar, Bahreyn ve Umman'daki Amerikan askeri üslerini hedef aldığını iddia etti. Bu gelişmeler, ABD Başkanı Donald Trump'ın 8 Temmuz'da ateşkesin sona erdiğini duyurmasının ardından yaşandı.