Trablus ile Libya’nın batısındaki Zaviye kentinde petrol ve elektrik tesislerini hedef alan patlayıcı yüklü insansız hava aracı saldırılarıyla ilgili soruşturma için Libya Başkanlık Konseyi, Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcılık Ofisine resmi başvuru yaptı.
Libya makamlarına teknik ve hukuki destek
Konseyin açıklamasında, başvuruyla Libya’daki yetkili kurumlara teknik, teknolojik ve hukuki yardım sağlanmasının istendiği belirtildi.
Talebin, devam eden soruşturmalarda iş birliğini artırmayı ve yük paylaşımını güçlendirmeyi amaçladığı aktarıldı. Libya makamlarının saldırıların ayrıntılarını ortaya çıkarması ve sorumluların takip edilmesi için bu desteğin katkı sunmasının hedeflendiği kaydedildi.
Sivil ve kritik altyapı hedef alındı
Başvurunun, başkent Trablus ile Zaviye’deki sivil ve kritik altyapıya yönelik saldırılarla ilgili ilk soruşturmaların ardından yapıldığı bildirildi. Saldırılarda yakıt depoları, elektrik santralleri ve diğer petrol altyapısının yanı sıra Zaviye’deki su tesislerinin de hedef alındığı belirtildi.
Başkanlık Konseyi, saldırıları sivil altyapıya ağır ve doğrudan zarar verme amacı taşıyan geniş kapsamlı bir planın parçası olarak niteledi. Konsey, bu eylemlerin sivillerin yaşam hakkını etkilediğini, kamu düzeni ile ülkenin istikrarını sekteye uğrattığını savundu.
Libya makamlarının hukuki değerlendirmesine göre eylemler, Roma Statüsü kapsamında Uluslararası Ceza Mahkemesinin görev alanına giren insanlığa karşı suç veya soykırım niteliğine ulaşabilir.
7 Eylül’de sabotaj hücresi açıklanmıştı
Libya Ulusal Birlik Hükümeti, 7 Eylül’de "sabotaj hücresi" olarak tanımladığı bir yapının dağıtıldığını duyurmuştu. Hükümet, söz konusu yapının Trablus ve Zaviye’de petrol tesisleriyle diğer kritik altyapıya yönelik patlayıcı yüklü insansız hava aracı saldırılarına karıştığını açıklamıştı.
Ağustosun ilk yarısında, Trablus’un yaklaşık 50 kilometre batısındaki Zaviye Petrol Kompleksine kimliği belirlenemeyen saldırılar düzenlenmişti. Uzaktan patlatılmak üzere hazırlanmış patlayıcı yüklü insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen saldırılar sonucunda petrol altyapısında hasar oluşmuştu.
Aynı dönemde Zaviye’deki elektrik üretim ve su tesisleri de benzer saldırıların hedefi olmuştu. Trablus’ta ise bir petrol tankı ile elektrik santraline yönelik saldırılarda hasar meydana gelmediği bildirilmişti.