Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, Baabda Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki Bakanlar Kurulu toplantısında savaş ve barış kararının devletin yetkisinde olduğunu söyledi. Silahların devletin kontrolünde toplanmasının Lübnan’ın kuruluşu, anayasası ve yasalarının temelini oluşturduğunu belirten Selam, bu konuda başka bir ortağın bulunmadığını ifade etti.
Selam, söz konusu ilkenin 1989 tarihli Taif Anlaşması’nda, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararında ve Kasım 2024’te kabul edilen çatışmaların durdurulmasına ilişkin anlaşmada da yer aldığını kaydetti.
Silah yetkisi resmî kurumlarla sınırlı
Lübnan’da silah taşıma yetkisinin ordu, İç Güvenlik Güçleri, Genel Güvenlik, Devlet Güvenliği, gümrük birimleri ve belediye polisine ait olduğunu belirten Selam, bu düzenlemenin önceki hükümetin kabul ettiği çatışmaların durdurulmasına ilişkin anlaşmada yer aldığını söyledi. Başbakan, kendi hükümetinin de bakanlık bildirisinde ve daha sonraki kararlarında aynı yaklaşımı yeniden teyit ettiğini aktardı.
Selam, hükümetin daha önce Lübnan ordusundan silahların devletin elinde toplanmasına ilişkin bir uygulama planı hazırlamasını istediğini hatırlattı. Bakanlar Kurulu’nun Eylül 2025’te bu planı memnuniyetle karşıladığını belirten Selam, Mart 2026’da uygulamanın Lübnan’ın bütün bölgelerinde tamamlanması gerektiğinin yeniden vurgulandığını açıkladı.
Bu konuda yeniden değerlendirme yapma yetkisinin kimseye ait olmadığını söyleyen Başbakan, karar merciinin yalnızca Bakanlar Kurulu olduğunu belirtti. Resmî makamlar dışında silah depolanması veya taşınmasının yasalara ve hükümet kararlarına aykırı olduğunu ifade eden Selam, bunun kamu güvenliği açısından risk oluşturduğunu ve vatandaşların güvenliğini tehdit ettiğini kaydetti.
Selam ayrıca bu uygulamalar hakkında güvenlik takibi ve adli soruşturma yürütülmesi, sorumlulara da kanunda öngörülen yaptırımların uygulanması gerektiğini söyledi.
Hizbullah silahlarını koruyor
Hizbullah silahlarını koruyor ve İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki bazı bölgeleri işgal ettiğini belirterek kendisini İsrail’e karşı direniş hareketi olarak tanımlıyor.

Lübnan makamlarına göre, 2 Mart’tan bu yana İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarında 4 bin 300’den fazla kişi hayatını kaybetti, 12 bin 400 kişi yaralandı ve 1 milyondan fazla kişi yerinden edildi.
Katar’la elektrik projesinde ilerleme
Başbakan Selam, Bakanlar Kurulu toplantısında Katar’la Lübnan’daki elektrik krizini çözmeye yönelik görüşmelerde büyük ilerleme sağlandığını da açıkladı. Katar’ın teklifinin elektrik üretim altyapısının yeniden yapılandırılması, geliştirilmesi ve modernleştirilmesini kapsadığını belirtti.
Projenin tasarım, inşa, işletme ve mülkiyet devri modeliyle yürütüleceğini söyleyen Selam, finansman, uygulama ve işletme sorumluluğunu Katar tarafının üstleneceğini kaydetti. Selam, başlangıçta Lübnan hazinesine yatırım maliyeti yüklenmeyeceğini ifade etti.
Teknik ayrıntıların tamamlanmasının ardından projenin Bakanlar Kurulu’na sunulacağını belirten Selam, elektrik dosyasına ayrılacak özel hükümet toplantısını önümüzdeki iki hafta içinde düzenlemeyi planladığını söyledi.
Katar Başbakanı Muhammed bin Abdurrahman, 16 Ekim’de Beyrut’ta Lübnan’la enerji alanında kapsamlı bir iş birliği çerçevesi oluşturulduğunu açıklamıştı. Bu çerçeve, Lübnan’ın ekonomik istikrarını desteklemeyi ve kronik elektrik kesintilerine çözüm getirecek büyük ölçekli bir yatırım projesini içeriyor.