Lübnan ile İsrail arasında, işgal altındaki Lübnan topraklarından çekilmeyi sağlamak için iki paralel hat işliyor. Bunlardan ilki, gelecek pazartesi Washington'da yapılması planlanan doğrudan görüşmelerin beşinci turu.
İkinci hat ise İran’ın baskısı üzerinden ilerliyor. Tahran’ın, Washington ile yürütülen nükleer anlaşma süreci tamamlanmadan önce İsrail’in Lübnan topraklarından tamamen çekilmesini istediği aktarılıyor.
Lübnan, başından beri İsrail ile yapılan doğrudan temaslarda taleplerin bir paket halinde ele alınmasını istiyor. Bu paketin başında, savaş sırasında işgal edilen Lübnan topraklarından İsrail güçlerinin tamamen çekilmesi yer alıyor.
Washington görüşmelerinde masadaki başlıklar
Lübnan cumhurbaşkanlığı, Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ile Başbakan Nawaf Salam'ın salı günü hazırlıkları görüştüğünü açıkladı. Görüşmelerin Washington'da pazartesiden çarşambaya kadar sürmesi ve güvenlik ile diplomatik oturumlarda gelişmelerin ele alınması bekleniyor.
Aoun ve Salam, ABD-İran mutabakatını bölgesel gerilimi azaltabilecek ve barışçıl çözümlere kapı aralayabilecek olumlu bir unsur olarak nitelendirdi. Aynı zamanda, Lübnan'ın Washington'daki görüşmelerdeki tutumunu da yinelediler.
Bu tutum; nihai ateşkes, İsrail güçlerinin çekilmesi, Lübnan ordusunun uluslararası sınıra kadar konuşlandırılması, Lübnanlı tutukluların serbest bırakılması ve yeniden imar sürecinin başlamasını içeriyor.
İran ve Hizbullah hattı ayrı ilerliyor
Lübnan'daki Şii ikiliye yakın bir kaynak, İran'ın Hizbullah'a anlaşmayı İsrail Lübnan topraklarından tamamen çekilmeden imzalamayacağını söylediğini aktardı. Şii ikili, Hizbullah ile Meclis Başkanı Nebih Berri'nin liderliğindeki Emel Hareketi'nden oluşuyor.
Aynı kaynağa göre anlaşmada ateşkes, İsrail saldırılarının durması ve Lübnan'ın toprak bütünlüğünün güvence altına alınması yer alıyor. Kaynak, bunun ABD tarafından garanti edilmesi gereken bir İsrail taahhüdü anlamına geldiğini söyledi.
Kaynak, Hizbullah'a İran tarafının, anlaşma imzalandıktan sonra İsrail'in işgal altındaki Lübnan topraklarından kademeli çekilmeye başlaması ve nükleer anlaşmanın imzalanacağı tarihten önce bu çekilmeyi tamamlaması gerektiğini bildirdiğini aktardı. Bu takvim, 60 günlük süreye bağlanıyor.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi de salı günü yaptığı açıklamada, İsrail güçleri işgal ettiği topraklardan çekilmeden savaşın sona ermesinin tamamlanmış sayılmayacağını söyledi. Erakçi, İsrail'in bundan sonra Lübnan'a yönelik herhangi bir askeri saldırısının ve Lübnan topraklarının işgalinin mutabakatın ihlali sayılacağını belirtti.
Lübnan iç siyasetinde farklı okumalar
Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf'a teşekkür mesajı gönderdi. Kasım, mesajında İsrail'in askeri operasyonlarını tüm cephelerde derhal ve kalıcı biçimde durdurmasının, İran ile ABD arasındaki anlaşmanın ilk ve temel maddesi olduğunu söyledi.
Meclis Başkanı Nebih Berri ile Galibaf da telefonda, ABD ile İran arasındaki mutabakata bağlı saha ve siyaset gelişmelerini görüştü. Lübnan parlamentosundan yapılan açıklamada, iki ismin ABD'nin, mutabakatın garantörlerinin ve uluslararası toplumun sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladığı bildirildi.
Açıklamaya göre çağrı, İsrail'in savaşını bitirmesi, köyleri yıkmayı durdurması, Lübnan'ın egemenliğine saygı göstermesi ve işgal ettiği topraklardan derhal çekilmesi yönünde oldu.
Öte yandan Lübnan'da Hizbullah karşıtları, İran'ın İsrail'i çekilmeye zorlayıp zorlayamayacağını sorguladı. Güçlü Cumhuriyet blokunun ve Lübnan Kuvvetleri Partisi'nin yürütme organının olağanüstü toplantı sonrası yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasındaki herhangi bir anlaşmanın iki devleti ilgilendirdiği belirtildi.
Açıklamada, anlaşmada geçen ateşkesin genel nitelikte olduğu ve Orta Doğu bölgesini kapsadığı savunuldu. Ayrıca, Lübnan'da savaşan tarafın ABD değil İsrail olduğu için bunun Lübnan açısından pratik bir sonuç doğurmayacağı ileri sürüldü.
Bu çevreler, Tahran'ı Hizbullah'a sözlü destek vererek İran'ın hedefleri için savaşı sürdürmesine zemin hazırlamakla suçladı. Lübnan halkının yaşadığı yıkımın ardından gerekli olanın yalnızca ateşkes değil, silahlı örgütlerin tasfiyesiyle savaşların tamamen sona ermesi olduğu görüşünü dile getirdiler.
Kataib Partisi de Lübnan'ın, ancak Lübnan devleti ve halk tarafından seçilmiş meşru kurumlarının yetkilendirdiği heyetler üzerinden yapılan bir anlaşmayla ilgilenmesi gerektiğini savundu. Parti, Washington'daki temsilcilerin egemenliği güçlendirme, İsrail çekilmesini sağlama, saldırıları durdurma ve silah tekelini devlete verme kararlarını tamamlama görevini yürüttüğünü belirtti.