Lübnan'da siyasi gruplar arasındaki aylar süren anlaşmazlığın ardından Meclis, genel af ile bazı cezaların istisnai biçimde indirilmesini öngören tasarıyı kabul etti. Düzenleme, mayıs ayından bu yana sonuçlandırılamayan girişimlerin ardından çarşamba günkü yasama oturumunda onaylandı.
Milletvekili İmad el-Hut, oturum sonrasında yaptığı açıklamada 146 İslami tutukludan 79'unun cezaevinden çıkacağını söyledi. Lübnan'da "İslami tutuklular" ifadesi, çoğu Rumeyh Cezaevi'nde bulunan yaklaşık 400 tutuklu için kullanılıyor.
Cezaevlerinde kapasite baskısı
İslami tutuklular arasında yaklaşık 170 Suriyelinin bulunduğu, grubun yarısından fazlasının henüz yargılanmadığı aktarıldı. Diğer tutuklular hakkında ise mahkeme kararı bulunuyor. Mecliste kabul edilen düzenlemenin yaklaşık 4 bin kişiyi kapsayabileceği tahmin ediliyor.
Lübnan cezaevlerinin kapasitesi yaklaşık 8 bin 500 kişi olmasına rağmen doluluk oranının gayriresmi verilere göre bu kapasitenin yüzde 330 üzerine çıktığı belirtildi. Aynı verilere göre 2025'te 48'den fazla tutuklu hayatını kaybetti; 2026'nın başından çarşamba gününe kadar cezaevlerinde 11 ölüm kaydedildi.
Cezaevi nüfusunun yaklaşık üçte birini hüküm giymemiş tutuklular oluşturuyor. Yaklaşık 1.200 kişinin ise yalnızca güvenlik bildirimleri temelinde, haklarında adli yakalama kararı bulunmadan tutulduğu ifade edildi. Düzenleme, yargılanmadan tutulan kişilerin durumunun ele alınması yönündeki taleplerin arttığı bir dönemde kabul edildi.
Mecliste tasarıya itiraz
Oturum sırasında Cibran Basil'in başkanlığındaki Güçlü Lübnan Bloğu ile Hizbullah grubuna bağlı milletvekilleri salondan ayrıldı. Milletvekilleri, Savunma Bakanı Mişel Mansa'nın genel af tasarısına ilişkin ordunun görüşünü açıklamak üzere Meclise girmesine izin verilmemesini protesto etti.
Bazı siyasi ve hukuk çevreleri, cinayet, uyuşturucu ve yolsuzluk suçlamalarıyla karşı karşıya bulunan kişilerin de aftan yararlanmasına itiraz ediyor. El-Hut ise bundan sonra hiçbir kişinin yasal tutukluluk süresinden daha uzun süre tutulmasını kabul etmeyeceklerini söyledi.
Protestolar ve İsrail'e sığınan Lübnanlılar
Trablus kentinde 2025'in sonlarında düzenlenen oturma eyleminde genel af tasarısının kabul edilmesi istendi. İslami Tutuklular Aileleri Komitesi Koordinatörü Mahmud Ebu Eid, söz konusu kişilerin 2011-2024 yılları arasında Suriye'deki ayaklanmayı destekledikleri gerekçesiyle tutuklandığını söyledi.
Genel af tartışmasının bir diğer başlığını, İsrail ordusunun 2000 yılında Lübnan'ın güneyinden çekilmesinin ardından İsrail'e sığınan Lübnanlıların durumu oluşturuyor. Gayriresmi rakamlara göre sayıları yaklaşık 4 bin olan bu kişilerin çoğunun Hristiyan ve Şii olduğu, İsrail'in güney Lübnan'daki askeri varlığı sırasında bu ülkeye gittikleri belirtildi.
Maruni Patriği Beşara Butrus er-Rai, pazar günkü vaazında İsrail'e sığınan Lübnanlıların durumunun da genel af kapsamında ele alınmasını istedi. Lübnan Meclisi, bu kişilerin durumunu düzenlemek amacıyla 2011'de, misilleme korkusuyla veya İsrail'le bağlantılı Güney Lübnan Ordusu ile önceki ilişkileri nedeniyle İsrail'e gidenleri kapsayan 194 sayılı yasayı kabul etmişti.