Gazze’deki saldırıların yol açtığı çevresel ve maddi kayıplara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Han Yunus Belediyesi Sağlık ve Çevre Dairesi Müdürü Ömer Muhammed Matar, su kaynakları, tarım alanları ve altyapının ağır hasar gördüğünü söyledi. Matar, çevresel zararlar da dahil edildiğinde toplam maddi kaybın 77 milyar doları aştığının tahmin edildiğini ifade etti.
Su ve kanalizasyon altyapısı tahrip oldu
Matar’ın açıklamasına göre Gazze’de 60 milyon tondan fazla enkaz bulunuyor. Çöp alanlarında biriken yüksek miktardaki atığın halk sağlığı açısından tehdit oluşturduğunu belirten Matar, altyapı ve üstyapının büyük bölümünün kullanılamaz hale geldiğini kaydetti.
Su ve kanalizasyon şebekeleri ile ana su depolarının yüzde 80’inden fazlasının tahrip edildiğini söyleyen Matar, kanalizasyon hatları ve terfi pompalarındaki hasarın da yüzde 80’e ulaştığını aktardı. Matar, su şebekleriyle tarım alanlarında geniş çaplı yıkım meydana geldiğini belirtti.
Enkazda patlamamış mühimmat riski
Gazze’deki saldırılarda yüzlerce ton patlayıcı madde kullanıldığını ifade eden Matar, uluslararası kuruluşlar ve Birleşmiş Milletler kuruluşlarının tahminlerine göre bu maddelerin toprağı ve suyu kirletebilecek çeşitli radyoaktif unsurlar içerebileceğini savundu.

Su kirliliğinin boyutunun tam olarak ölçülemediğini belirten Matar, ölçüm yapabilecek laboratuvarların tahrip edildiğini söyledi. Enkazlarda patlamamış mühimmat bulunabileceğini kaydeden Matar, bu mühimmatlarda radyoaktif unsurların yanı sıra kurşun ve kadmiyum gibi elementlerin bulunma ihtimaline dikkat çekti.
Matar, enkazın kapsamlı biçimde incelenmesi ve insan sağlığı ile toprak üzerindeki etkilerin belirlenmesi amacıyla testler yapılmasını istedi.
Tarım alanlarında üretim durdu
Gazze Şeridi’nde 160 bin dönümden fazla tarım arazisinin tamamen zarar gördüğünü açıklayan Matar, bu yıkımın çok sayıda kişinin tarımsal ürünlerden elde edilen gıdaya erişimini etkilediğini söyledi.
Han Yunus’ta 54 kilometrekarelik alanın 36 bin dönümünü oluşturan tarım arazilerinin tamamının zarar gördüğünü belirten Matar, yerinden edilen Gazzelilerin bu alanlara çadır kurmasının da üretimi düşürdüğünü ifade etti. Matar, su kaynakları, kuyular ve depoların tahrip edilmesini tarım arazilerinin kullanılamamasına yol açan diğer etkenler arasında saydı.

Balıkçılık ve hayvancılık kaynaklarının da büyük ölçüde zarar gördüğünü söyleyen Matar, Gazze’deki çevresel yıkımın gıda kaynakları üzerindeki etkisine dikkat çekti.
Sağlık ve deniz kirliliği iddiaları
Matar, Gazze’deki hastanelerde yeni solunum yolu hastalıkları görüldüğünü ve kanser vakalarında ciddi artış yaşandığını ileri sürdü. Bu değerlendirmesini Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı ile sağlık kuruluşlarının raporlarına dayandıran Matar, fetüslerdeki anomaliler ve düşüklerde de artış bulunduğunu belirtti.
Kanalizasyon şebekelerindeki hasar nedeniyle her gün milyonlarca metreküp kanalizasyon suyunun denize aktığını söyleyen Matar, sahillerde kirlilik oluştuğunu ve bu suyla temas eden sivillerde cilt hastalıkları görüldüğünü ifade etti. Foseptik çukurlarının açılmasının yeraltı sularını da kirlettiğini belirten Matar, bu durumun içme ve evsel kullanım suyunun sürdürülebilirliğini etkileyebileceğini söyledi.
Gazze’nin toparlanması için büyük miktarda ekipman ve araca ihtiyaç duyulduğunu belirten Matar, uluslararası kuruluşlar, bağışçılar ve destekçilerden bölgedeki halka ve kurumlara yardım etmelerini istedi.