Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati, ABD'nin Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile salı günü gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde bölgesel gerilimin düşürülmesi ve ABD ile İran arasındaki mutabakat zaptının uygulanması gerektiğini söyledi.
Görüşmede bölgesel gelişmeler, gerilimleri kontrol altında tutma çabaları ve çatışmanın yayılmasını önleme yolları ele alındı. Abdülati, Orta Doğu'da güvenlik ve istikrarı güçlendirecek adımların sürdürülmesi çağrısında bulundu.
Mısır siyasi ve diplomatik çözüm istiyor
Abdülati, ABD-İran mutabakatında yer alan anlayışların hayata geçirilmesinin gerilimi azaltacağını ve bölgesel güvenlik için yapıcı bir adım oluşturacağını belirtti.
Mısır Dışişleri Bakanı, bölgesel ve uluslararası çabaların yoğunlaştırılması gerektiğini ifade etti. Mevcut krizlerin çözümünde siyasi ve diplomatik yolların öne çıkarılmasını isteyen Abdülati, diyaloğa başvurulması çağrısı yaptı.
Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçiş vurgusu
Telefon görüşmesinde uluslararası su yollarında seyrüsefer güvenliği ve özgürlüğü de gündeme geldi. Abdülati, gemilerin hareketlerinin engellenmemesi, seyrüsefer güvenliği ve emniyetinin korunması ve ilgili uluslararası hukuk kurallarına uyulması gerektiğini söyledi.
Serbest seyrüseferin uluslararası ticaret, tedarik zincirleri ve enerji güvenliği bakımından önem taşıdığını belirten Abdülati, uluslararası su yollarının bölgesel gerilimlerin etkilerinden korunması gerektiğini kaydetti.
ABD-İran mutabakatına uzanan süreç
ABD ve İsrail'in 28 Şubat 2026'da İran'a yönelik saldırılara başladığı, Tahran'ın da bölgede ABD ve İsrail'e ait hedefleri vurduğu aktarıldı. Taraflar, aynı yılın nisan ayında ateşkes anlaşmasına vardı.
ABD, 8-24 Temmuz 2026 tarihleri arasında İran'a yönelik saldırılarını yeniden sürdürdü. İran ise Arap ülkelerindeki ABD'ye ait olduğunu belirttiği askeri tesis ve ekipmanları hedef aldı. Bu gelişmelerin ardından Hürmüz Boğazı'nda gemiler için güvenli geçiş koridorlarına ilişkin görüşmeler yeniden başladı.
Washington ve Tahran, 18 Haziran'da seyrüsefer özgürlüğüne ilişkin bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Ancak Hürmüz Boğazı'nın güvenliği konusundaki anlaşmazlıklar, mutabakatın uygulanmasının aksamasına yol açtı.