Mısır’ın öncülük ettiği Vik-Med projesi, Victoria Gölü ile Akdeniz arasında 10 Afrika ülkesini kapsayan çok modlu bir ulaşım bağlantısı kurmayı hedefliyor. Projede Mısır’ın yanı sıra Sudan, Güney Sudan, Etiyopya, Uganda, Kenya, Tanzanya, Ruanda, Burundi ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti yer alıyor.
Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, cuma günü Mısır’ın kuzeyindeki El Alameyn kentinde düzenlenen "Kalkınma Koridorları ve Lojistik Güzergâhlar" oturumunda, projenin ikinci fizibilite aşamasının sürdüğünü söyledi. Oturum, 2-4 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen üst düzey Afrika etkinlikleri kapsamında yapıldı.
Victoria Gölü’nden Akdeniz’e çok modlu hat
Vik-Med kapsamında Nil Havzası boyunca nehir taşımacılığının demir yolları ve kara yollarıyla birleştirilmesi planlanıyor. Projenin enerji tüketimi açısından daha verimli ve görece düşük maliyetli bir güzergâh oluşturması, ticaret ve turizmi desteklemesi hedefleniyor.
Projenin yararlanıcıları arasında bulunan Nil Havzası ülkelerinden beşinin denize kıyısı bulunmuyor. Bu nedenle limanlara, Akdeniz’e, Kızıldeniz’e ve küresel pazarlara erişimin geliştirilmesi Vik-Med’in temel amaçları arasında gösteriliyor.

Yaklaşık 12 milyar dolarlık maliyet
Fizibilite çalışmaları ile uygulama için öngörülen toplam maliyet yaklaşık 12 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Önceki Mısır resmi tahminlerinde de projenin maliyetinin 10 ila 12 milyar dolar arasında olacağı belirtilmişti.
Ön fizibilite çalışması Mayıs 2015’te tamamlanan projenin ilk fizibilite aşaması Temmuz 2019’da sona erdi. İkinci aşamanın ilk bölümünde önerilen seçeneklerin incelenmesi ve en uygun güzergâhın seçilmesi planlanıyor. Bu süreçte hidrolojik, topografik ve jeolojik veriler toplanacak, ekonomik incelemeler hazırlanacak.
İkinci bölümde projenin çevresel ve sosyal etkilerine ilişkin stratejik değerlendirme yapılacak. Çalışmalar, danışmanlık hizmetleri ve uzman görevlendirmeleriyle 2025 ve 2026 yıllarında bu aşamada sürdürülüyor.
Ulaştırma hattı ekonomik koridora dönüşecek
Medbuli, Vik-Med’in yalnızca malları limanlara taşıyan veya iki noktayı birbirine bağlayan bir güzergâh olarak ele alınmaması gerektiğini ifade etti. Mısır Başbakanı, koridorun üretim bölgelerini tüketim merkezleri ve pazarlarla birleştirmesi; ulaştırma, enerji, iletişim, lojistik hizmetleri, sanayi bölgeleri ve kentsel alanları aynı yapı içinde buluşturması gerektiğini söyledi.

Medbuli’ye göre amaç, yalnızca yollar, demir yolları ve limanlar inşa etmek değil, bu altyapı unsurlarını ortak bir ekonomik sistemde birleştirerek koridor boyunca değer üretmek. Bu yaklaşımın Afrika Birliği’nin 2063 Gündemi, Afrika’da Altyapı Geliştirme Programı ve Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi hedefleriyle uyumlu olduğu belirtildi.
Mısır’ın liman ve lojistik bağlantıları
Mısır, Vik-Med’i ülke içindeki ulaştırma ve lojistik yatırımlarıyla birlikte yürütüyor. Medbuli, sanayi, tarım ve madencilik üretim bölgelerini deniz limanlarına bağlamak üzere yedi entegre lojistik koridor oluşturduklarını açıkladı.

Bu kapsamda Kızıldeniz ve Akdeniz limanlarının kuru limanlar ile lojistik bölgeler üzerinden birbirine bağlanması amaçlanıyor. Mısır, coğrafi konumunu Afrika ile Akdeniz, Kızıldeniz ve küresel pazarlar arasında bir bağlantı noktası oluşturmak için kullanmayı hedefliyor.
Finansman ve sınır ötesi koordinasyon gereği
Projenin uygulanması için altyapı yatırımlarının yanı sıra ülkeler arasında ortak kurumsal yapılar kurulması, mevzuat ve prosedürlerin uyumlaştırılması, sınır ötesi ticaret ile gümrük işlemlerinin ve veri akışının kolaylaştırılması gerekiyor.
Finansman ihtiyacı da projenin başlıca zorlukları arasında bulunuyor. Medbuli, koridorların yalnızca ulaştırma hatları olarak değil, özel sektörü, kalkınma finansmanı kuruluşlarını ve uzun vadeli yatırımları çekebilecek entegre ekonomik sistemler şeklinde ele alınması gerektiğini söyledi.
Mısır Başbakanı, projenin başarıya ulaşması için ikili iş birliklerinin yanında Afrika Birliği ve bölgesel ekonomik topluluklar üzerinden sınırları aşan koordinasyona ihtiyaç bulunduğunu belirtti. Medbuli, bu güzergâhların "ulaştırma koridoru olmadan önce kalkınma koridoru" niteliği taşıması gerektiğini ifade etti.