İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze Şeridi’ndeki saldırılara ilişkin tanıklıkların yer aldığı "Naza" belgeselinin yönetmenleri ve diğer katılımcıları hakkında soruşturma yürütülmesini ve yargılanmalarını istedi.
Netanyahu’nun ofisinin açıklamasına göre talep, pazar akşamı İsrail Genelkurmay Başkanı, Şin Bet Başkanı ve hükümetin hukuk danışmanına iletildi. Netanyahu, filmde yer alan tüm katılımcılar hakkında kapsamlı inceleme başlatılmasını talep etti.
Belgeselde Gazze saldırılarına ilişkin tanıklıklar bulunuyor
Yuval Abraham ve Rachel Szor’un hazırladığı filmde, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ndeki saldırılarda yapay zeka tekniklerinden yararlandığı ve bu uygulamanın Filistinli sivillerin ölümüne yol açtığı yönündeki tanıklıklara yer veriliyor.

Belgeselin, kendilerini İsrail istihbarat unsurları olarak tanıtan 24 kişinin tanıklıklarına dayandığı belirtildi. "Naza", geçen eylül ayında düzenlenen Venedik Film Festivali’nde jüri özel ödülünü kazandı.
Netanyahu’nun ofisi ise yapımda bilgi güvenliğiyle ilgili "ciddi ihlaller" bulunduğunu, cezai iftira niteliğinde eylemler işlendiğini ve İsrail’in siyasi ve güvenlik çıkarlarının zarar gördüğünü öne sürdü. Açıklamada, filmde yer alan kişiler hakkında yargı sürecinin başlatılması istendi.
İsrail ordusu filmdeki suçlamaları reddetti
İsrail ordusu daha önce belgeseldeki suçlamaları reddetmişti. Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in, filmde yer alan kişiler hakkında hukuki işlem başlatılması ve yapımda gizli askeri bilgilerin kullanıldığı yönündeki şüphelerin incelenmesi için talimat verdiği aktarıldı.

Netanyahu’nun açıklamasında, filmin hangi bilgileri içerdiği veya katılımcıların hangi somut eylemler nedeniyle suçlandığına dair ayrıntı verilmedi. Yetkili makamların soruşturma açtığına ya da belgeselde yer alan kişiler hakkında resmî suçlama yönelttiğine ilişkin bir karar da açıklanmadı.
43 kuruluştan yönetmenlere destek
İsrail’de insan hakları, eşitlik ve barış alanlarında faaliyet gösteren 43 kuruluş, filmin yapımcılarına destek verdi. Kuruluşlar, yönetmenlere yöneltilen tehditlerin diktatörlük rejimlerinin uygulamalarını andırdığını belirtti.