İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Savunma Bakanı Yisrael Katz ve donanma komutanlarıyla Aşdod Deniz Üssü'nde yapılan brifingin ardından İsrail'in deniz güvenliğine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Deniz alanının fiilen uluslararası bir savaş bölgesine dönüştüğünü savunan Netanyahu, Hürmüz ve Babulmendeb boğazlarını bu duruma örnek gösterdi. İsrail'in Akdeniz'deki deniz alanları, limanları ve deniz trafiğinin tehdit altında olduğunu ileri sürdü.
Netanyahu daha fazla deniz unsuru istedi
Netanyahu, güvenlik yetkililerinden daha fazla ekipmana ihtiyaç duyduklarını duyduğunu söyledi. İsrail Başbakanı, altıncı denizaltının İsrail'e ulaştığını belirterek daha fazla denizaltı alınması gerektiğini ifade etti.
Netanyahu ayrıca daha fazla gemi ve ayrıntılarını açıklamak istemediği başka deniz araçlarına ihtiyaç bulunduğunu kaydetti. İsrail'i hem su altında hem de su üstünde denizden koruyacaklarını savundu.

İsrail ve Türkiye'nin denizaltı kapasitesine ilişkin iddialar
İsrail'in, Türk Deniz Kuvvetleri'nin denizaltı alanındaki güçlenmesini yakından takip ettiği ve Almanya yapımı yeni teknoloji araçlarla denizaltı filosunu genişletmeye hazırlandığı ileri sürüldü.
Bu iddialar kapsamında Türkiye'nin 14 operasyonel denizaltıya sahip olduğu ve bu sayının 18'e çıkarılmasının planlandığı öne sürüldü. İsrail'in 6 denizaltısının bulunduğu, İsrailli savunma yetkililerinin ise filonun 8 denizaltıya çıkarılmasını tavsiye ettiği iddiası da aktarıldı.
ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığına ilişkin iddialar
ABD ordusunun İsrail'in çeşitli bölgelerinde yaklaşık 3 bin asker bulundurduğu iddia edildi. Bu personelin hava savunma sistemleri, pilotluk, destek, lojistik ve askeri karargah görevlerinde yer aldığı öne sürüldü.
Bölgedeki bazı birliklerin görev sürelerinin sona ermesi nedeniyle rutin personel değişimi yapılırken, Orta Doğu'da olası gerilime hazırlık amacıyla gelecek haftalarda İsrail'e ek asker ve uçak gönderilmesinin beklendiği ileri sürüldü.

İsrail ordusunun İran'la yeni bir çatışma veya bölgede hızlı bir gerilim ihtimaline karşı hazırlıklarını sürdürdüğü, olası geniş çaplı bir çatışmada İran'da hedef alınabilecek noktalar üzerinde çalışmalar yaptığı bildirildi.
İsrail ile ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı arasındaki askeri koordinasyonun, İran'dan gelebilecek olası füze saldırıları da dahil olmak üzere farklı senaryolar çerçevesinde sürdüğü aktarıldı. ABD'nin artan gerilim ortamında Orta Doğu'daki askeri varlığını güçlendirdiği ve bölgeye ilave askerlerle deniz unsurları sevk ettiği yönündeki iddialar da gündeme geldi.
Netanyahu'dan saldırı hazırlığı açıklaması
Netanyahu daha önce, 27 Ekim'de yapılması planlanan genel seçimler öncesinde İsrail'e yönelik dış saldırı hazırlığı bulunduğunu ve bu yönde işaretler aldığını savunmuştu.
Olası saldırının kimden geleceğine ilişkin ayrıntı vermeyen Netanyahu'nun açıklaması, muhalefet tarafından siyasi manevra olarak değerlendirilmişti. İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir de ülkedeki güvenlik durumu ve ordunun tüm cephelerde yüksek alarma geçirilmesi nedeniyle ABD'ye yapmayı planladığı ziyareti iptal etmişti.