İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran’la gerilimin sürdüğü dönemde 27 Ekim’de yapılacak İsrail seçimleri öncesinde yeni bir askeri çatışmaya girilmesini istemediğini açıkladı.
İran’ın seçimlerden önce askeri adım atması ihtimali sorulan Netanyahu, Tahran’ın İsrail’e saldırması durumunda "hayal bile edemeyeceği" bir karşılıkla karşılaşacağını söyledi. Tüm senaryolara hazır olduklarını belirten Netanyahu, askeri seçeneklere başvurmak zorunda kalmamayı umduğunu ifade etti.
Netanyahu ayrıca, İsrail ve kendisi görevde bulunduğu sürece İran’ın nükleer silah edinmesine izin vermeyeceklerini savundu.

Netanyahu’dan muhalefetin suçlamalarına yanıt
Muhalefetin kendisini seçimlerden önce siyasi amaçlarla askeri çatışma aramakla suçlaması üzerine Netanyahu, böyle bir çatışmanın İsrail’in çıkarına olmayacağını söyledi.
İsrail Başbakanı, İran eksenine karşı yürütülen güvenlik faaliyetlerinde hedeflerin yaklaşık yüzde 60’ına ulaşıldığını öne sürdü ve ek operasyonların gerekebileceğini belirtti.
Netanyahu, bir yıl önce İran’ın İsrail’i yok etmenin eşiğine geldiğini iddia etti. İsrail’in ülkesine yönelik bu tehdidi ortadan kaldırdığını savundu.

Seçim günü için füze saldırısı hazırlığı iddiası
İsrail’de yayımlanan bir gazete, seçim günü İran’dan gelebilecek füze saldırısına karşı hazırlık yapıldığını öne sürdü. Gazete, son haftalarda İran’ın seçimi aksatmaya yönelik planlar yaptığına ilişkin istihbarat değerlendirmelerinin arttığını da ileri sürdü.
İddiaya göre İsrail Merkez Seçim Komitesi Başkanı Yargıç Noam Solberg, tehdide ilişkin özel toplantılar yaptı. Komitenin ele aldığı acil durum senaryolarından biri, 27 Ekim sabahı sandıkların açılmasıyla aynı anda yoğun bir füze saldırısı düzenlenmesi ve saldırının seçim sürecini aksatması ihtimaliydi.

İran’la gerilimin geçmişi
ABD ile İsrail, 28 Şubat’ta İran’a karşı savaş başlattı ve çatışmalarda binlerce kişi hayatını kaybetti. İran da İsrail’in yanı sıra bölgedeki ABD hedeflerine saldırılar düzenleyerek karşılık verdi.
Nisan ayında ateşkes sağlandı. Daha sonra Washington, İran içindeki hedeflere saldırılar düzenledi ve iki ülke arasındaki müzakereler sonuçsuz kaldı.
Washington ile Tahran arasındaki anlaşmazlıklar Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ulaşımı, enerji sevkiyatı ve küresel ticaret başlıklarında yoğunlaştı.