Orta Doğu’daki enerji arzına ilişkin gelişmeler, Avrupa doğal gaz piyasasında haftanın başlangıcını yükselişle getirdi. Hollanda merkezli TTF’de ekim vadeli kontratların megavatsaat fiyatı, cuma günkü 79,52 avroluk kapanışın ardından bugün saat 09.59 itibarıyla yüzde 5,6 artarak 83,96 avroya ulaştı.
Körfez hattındaki gelişmeler arz endişesini büyüttü
Suudi Arabistan’ın insansız hava araçlarıyla düzenlenen saldırıların ardından kritik öneme sahip Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı geçici olarak kapatması, fiyatlardaki yükselişte etkili oldu. Yemen’de Husilerin ilerleyişi de küresel enerji arzında yeni kesintiler yaşanabileceği endişesini güçlendirdi.
İran ile Körfez ülkeleri arasında Hürmüz Boğazı’nda geçici güvenli rota oluşturulmasına yönelik olası anlaşmanın görüşülmesi için bugün yapılması planlanan toplantı ertelendi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Umman’da bu amaçla toplantı düzenleneceğini açıklamıştı. Bahreyn ise İran’ın katıldığı hiçbir toplantıya katılmayacağını bildirdi.
Avrupa depoları yüzde 68,04 dolu
Avrupa ülkeleri kış öncesinde doğal gaz depolarını doldurmaya devam ederken, başta Katar olmak üzere Basra Körfezi’nden Avrupa’ya gönderilen LNG sevkiyatlarındaki kesintiler bölgenin arz görünümü üzerindeki baskıyı artırıyor.
Avrupa Gaz Altyapısı verilerine göre Avrupa Birliği ülkelerindeki doğal gaz depolarının doluluk oranı yüzde 68,04 seviyesinde bulunuyor. Avrupa Komisyonu, 8 Eylül’de bu kış için doğal gaz arz güvenliği açısından acil bir risk bulunmadığını açıklamıştı.
Körfez ülkelerinden LNG arzındaki kesintilerin uzun sürmesi, küresel doğal gaz piyasasını daha da sıkılaştırabilir. Bu durumda Avrupa’daki alıcıların LNG kargoları için Asya’daki tüketicilerle daha yoğun rekabete girmesi ve fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskının artması bekleniyor.
Yüksek fiyatların ekonomik etkisi izleniyor
Citigroup stratejistleri, Avrupa ekonomisi ve hisse piyasalarının doğal gaz fiyatlarındaki yükselişten 2022’deki enerji krizine kıyasla daha sınırlı etkilendiğini belirtiyor.
Buna rağmen doğal gaz fiyatlarının kalıcı biçimde yüksek seyretmesi, özellikle enerji yoğun sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin kârları ve ekonomik görünüm üzerindeki baskıyı artırabilir.