Erbil yönetiminin güvenlik gündeminde, ABD’nin Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ndeki (KBY) Peşmerge güçlerine verdiği mali desteğin geleceği öne çıkıyor. Yıllık 61 milyon dolara kadar ulaşan yardımın 30 Eylül’de sona erme ihtimali, Washington ile KBY arasındaki güvenlik ilişkilerinin nasıl şekilleneceğine dair kaygıları artırdı.
Bu olası sona eriş, ABD öncülüğündeki IŞİD karşıtı koalisyonun Irak’taki misyonunu tamamlamasının beklendiği döneme denk geliyor. Uzmanlar, gelişmenin ABD ile KBY ilişkilerinde yeni bir güvenlik çerçevesine geçişi beraberinde getirebileceğini belirtiyor.
Hava savunması Erbil için öncelikli ihtiyaç
Atlantic Council uzmanı Omar Al-Nidawi, yardımın kesilme ihtimalinin Washington’ın Erbil’i müttefik olarak nasıl izleyeceğine ilişkin endişeleri artırabileceğini söyledi. Al-Nidawi’ye göre KBY’nin en acil güvenlik ihtiyacı, insansız hava araçları ve füze saldırılarına karşı hava savunma kapasitesinin güçlendirilmesi.
Al-Nidawi, ABD sistemlerinin çekilmesiyle yardım programının da sona ermesinin KBY’yi saldırılara karşı daha savunmasız bırakabileceğini ifade etti. Irak Kürt yönetiminin, bölgedeki Kürt muhalif grupların varlığı da dahil olmak üzere, İran’ın talepleriyle daha fazla karşı karşıya kalabileceğini kaydetti.
Yardımın kalıcı güvenlik çözümü olmadığı görüşü
Washington merkezli Yeni Amerikan Güvenliği Merkezi uzmanı Hamzeh Hadad ise ABD ile KBY arasındaki ilişkilerin temelden değişmesini beklemediğini söyledi. Hadad, Irak’taki Kürt partilerinin ABD’ye, Washington’ın kendilerine duyduğu ihtiyaçtan daha fazla ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Peşmerge’ye verilen ABD yardımının hiçbir zaman uzun vadeli bir güvenlik düzenlemesi olmadığını ifade eden Hadad, yardımın sona ermesinin KBY’yi güvenlik reformuna daha ciddi yaklaşmaya zorlayabileceğini söyledi. Bu durumun Bağdat’taki merkezi hükümete bağlı güvenlik güçleriyle koordinasyonu da artırabileceğini belirtti.
Hadad ayrıca ABD’nin varlığı ve desteğinin İran ile Irak’taki silahlı grupların saldırılarını engellemediğini savundu. Daha sınırlı bir ABD müdahalesinin KBY’nin hedef alınmasına ilişkin gerekçeleri azaltabileceğini ifade etti.
Peşmerge’nin finansmanında Bağdat’ın rolü artabilir
Erbil merkezli gazeteci Paul Iddon, Peşmerge yardımının sona ermesinin zorunlu olarak olumsuz sonuçlar doğurmayacağını söyledi. Iddon, desteğin sona ermekte olan IŞİD karşıtı misyon kapsamında sağlandığını ve kalıcı olması beklenmeyen bir düzenleme olduğunu belirtti.
KBY yetkililerinin de bu durumun farkında olduğunu söyleyen Iddon, koalisyonun muharebe misyonunun Aralık 2021’de resmen sona erdiğini hatırlattı. Bununla birlikte Erbil yönetiminin kamu çalışanlarının maaşlarını zamanında ödemekte zorlandığını, Peşmerge Bakanlığı bünyesindeki güçlerin finansmanında Bağdat’a daha fazla bağımlı hale gelebileceğini ifade etti.
Koalisyonun çekilmesi kısa vadede daha etkili olabilir
Iddon, kısa vadede koalisyon güçlerinin bölgeden çekilmesinin KBY güvenliği üzerinde yardımın sona ermesinden daha büyük bir etki yaratabileceğini söyledi. Amerikan ve İngiliz hava savunma sistemlerinin, ABD ile İsrail-İran savaşı sırasında Erbil’i insansız hava aracı ve füze saldırılarına karşı pratik olarak koruduğunu, ancak bu sistemlerin çoğunun artık bölgeden çekildiğini belirtti.
Bu sistemlerin KBY’ye hiçbir zaman stratejik bir savunma sağlamadığını kaydeden Iddon, savaş sırasında Peşmerge mensuplarının füze saldırılarında hayatını kaybettiğini söyledi. KBY liderlerinin konutlarının da defalarca insansız hava araçlarıyla hedef alındığını ifade etti.
Iddon, koalisyon güçlerinin 2022 ve 2024’te İran Devrim Muhafızları tarafından düzenlenen füze saldırıları karşısında Erbil’i ya koruyamadığını ya da savunmadığını söyledi. ABD’nin çekilmesinin İran ve Iraklı milislerin KBY’ye yönelik saldırılarını azaltabileceğini, ancak bunun kesin bir sonuç olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.
ABD ve koalisyona ait savaş uçaklarının, Irak dışındaki üslerden zaman zaman bölgede hedef alınan Iraklı milis ve İran insansız hava araçlarına müdahale etmeyi sürdürmesinin mümkün olduğunu kaydeden Iddon, ABD ile KBY ilişkilerinin yeni bir geçiş dönemine girdiğini söyledi. Tarafların gelecekte yeni bir güvenlik çerçevesi altında faaliyet gösterebileceğini belirtti.
Iddon, ABD’nin Erbil’deki en büyük konsolosluk binasını kısa süre önce inşa etmesini ilişkilerin sürdüğüne işaret eden bir gelişme olarak değerlendirdi. Irak’ta oluşabilecek güç boşluğunun KBY açısından endişe verici olduğunu da sözlerine ekledi.