Suriye'nin geçiş hükümeti, 2024'teki rejim değişikliğinin ardından Körfez Arap ülkeleriyle ilişkilerini güçlendirmeye başladı. Özellikle Suudi Arabistan ile artan işbirliği, Suriye'nin uluslararası arenaya yeniden entegrasyon sürecinde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu dönemde, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Salman ile Suriye lideri Ahmed Al-Sharaa arasında ekonomik işbirliği ve bölgesel bağlantı projeleri üzerine görüşmeler yapıldı.
Ancak Suriye'nin yeni yönetimi, Körfez ülkeleriyle yakınlaşmanın yanı sıra, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun (IRGC) ülkedeki askeri ve ekonomik etkisini azaltmak için de gizli adımlar atıyor. İran, Suriye'deki iç savaş sürecinde askeri, siyasi ve ekonomik alanlarda derinleşmiş ağlar kurmuştu. Bu ağların çözülmesi zaman alacak olsa da, yeni yönetim bu yapıları zayıflatmayı hedefliyor.
Suriye İçişleri Bakanlığı, İran bağlantılı bazı hücrelerin sabotaj planlarını engellediğini açıkladı. Lübnan sınırında bulunan silah tünelleri ve yakalanan mühimmat depoları, İran destekli grupların hala ülkede etkili olduğunu gösteriyor. Ancak yeni yönetim, bu grupların etkisini azaltmak için güvenlik önlemlerini artırıyor.
Uzmanlar, İran'ın Suriye'deki etkisinin sadece askeri değil, telekomünikasyon, emlak ve liman gibi ekonomik sektörlere de yayıldığını belirtiyor. Bu nedenle, İran'ın kurduğu ağların tamamen çözülmesi uzun vadeli bir süreç olarak görülüyor. Öte yandan, Körfez ülkelerinden yatırım çekmek isteyen Suriye yönetimi, ekonomik reformlar ve istikrar sağlama konusunda zorluklarla karşı karşıya.
Suriye'nin Körfez ülkeleriyle ilişkilerini derinleştirmesi ve İran etkisini azaltma çabaları, bölgesel güç dengeleri açısından kritik bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak bu sürecin başarıya ulaşması için hem iç hem de dış faktörlerin dikkatle yönetilmesi gerekiyor.