Suudi Arabistan, Mekke yönüne gönderildiği belirtilen bir insansız hava aracının hava savunma birliklerince etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, olayın salı akşamı yerel saatle 18.50'de gerçekleştiğini ve aracın Mekke hava sahasına ulaşmadan önce engellendiğini açıkladı.
Koalisyon sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, hava savunma güçlerinin "Husi milisleri tarafından fırlatılan düşman bir insansız hava aracını" yakalayıp imha ettiğini söyledi.
Riyad kutsal mekânlara yönelik girişimi kınadı
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, Mekke yönüne İHA gönderilmesini kutsal mekânların dokunulmazlığına yönelik ihlal ve dünya genelindeki Müslümanların duygularına karşı provokasyon olarak niteledi.
Bakanlık, uluslararası topluma saldırıları kınama ve sivil ve ekonomik hedeflerle deniz ticaretinin güvenliğini tehdit eden eylemler karşısında kararlı tutum alma çağrısında bulundu. Riyad ayrıca Mekke ve Medine'nin yanı sıra hacıların, vatandaşların ve ülkedeki diğer kişilerin güvenliğini korumak için gerekli tüm önlemleri alma hakkını yineledi.
Suudi makamları, olayın 27 Temmuz 2017'deki Mekke'yi hedef alma girişiminin ardından gerçekleşen ikinci teşebbüs olduğunu bildirdi.
Arap ülkelerinden Mekke için dayanışma açıklamaları
Yemen hükümeti, girişimi Suudi Arabistan'ın egemenliğiyle kutsal beldenin dokunulmazlığının ihlali olarak değerlendirdi. Yemen Dışişleri Bakanlığı Riyad'la dayanışma içinde olduğunu açıklarken Arap, İslam ve uluslararası toplumdan Husilere silah sevkiyatını durduracak kararlı bir tutum istedi.
Ürdün, girişimin Suudi Arabistan'ın egemenliğine ve uluslararası hukuka açıkça aykırı olduğunu açıkladı. Katar da Mekke ile Kâbe'nin çatışmalarda hedef alınamayacağını vurguladı.
Filistin yönetimi, Mekke'ye yönelik girişimin kutsal mekânların dokunulmazlığını ihlal ettiğini ve Suudi Arabistan'ın güvenliği için ciddi tehdit oluşturduğunu belirtti. Mısır, olayın dini kutsallara ve uluslararası hukuk kurallarına aykırı olduğunu bildirirken El-Ezher, iki kutsal mescidin güvenliğinin siyasi veya bölgesel bir mesele olmadığını açıkladı.
Suriye, Bahreyn, Kuveyt, Lübnan, Cezayir, Libya, Sudan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Somali de girişimi kınadı. Söz konusu ülkeler Mekke ve kutsal mekânların güvenliğinin korunması gerektiğini vurguladı; bazıları ise olayın bölgesel gerilimi yükseltebileceği uyarısında bulundu.
Bölgesel kuruluşlardan gerilim uyarısı
Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, girişimi terör eylemi ve son derece tehlikeli bir tırmanış olarak tanımladı. Budeyvi, uluslararası toplumun sorumlulara karşı caydırıcı bir tavır takınması gerektiğini söyledi.
Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil Fehmi ise Mekke'nin güvenliğiyle kutsal mekânların dokunulmazlığının hedef alınmasını son derece tehlikeli buldu. Fehmi, Husilerin saldırılarının bölgesel gerilimi artırdığını ve bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit ettiğini belirtti.
Yemen'de cephelerde hareketlilik
Yemen'deki son askeri gelişmeler çerçevesinde Husilerin ülkenin batı kıyısında ilerlediği, Hudeyde ve Taiz vilayetlerinde stratejik bölgelerin yanı sıra Muha kenti ile Kızıldeniz'deki Meyyun Adası'nda kontrol sağladığı aktarıldı.
Hükümet güçlerinin kuzeydeki Cevf vilayetinin merkezi Hazm kentine doğru ilerlediği, Marib, Dali ve Beyda cephelerinde çatışmaların devam ettiği bildirildi. Yemen'in farklı bölgelerinde de aynı dönemde Husi mevzileri ve hareketlerine yönelik hava saldırıları düzenlendi.
Çatışmaların, Nisan 2022'deki ateşkes sonrasında yaşanan görece sakin dönemin ardından Temmuz 2026'nın başında başlayan askeri tırmanışla yoğunlaştığı belirtildi. Eylül ayında özellikle batı kıyısı ve Babülmendep çevresinde hız kazanan çatışmaların ardından Yemen'deki savaşın, Husilerin Eylül 2014'te Sana ve bazı vilayetleri ele geçirmesinden bu yana sürdüğü kaydedildi.