Orta Doğu'da güvenlik ve istikrarın korunmasına yönelik çabalar sürerken, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband ve Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif bin Raşid ez-Zeyani ile ayrı telefon görüşmeleri yaptı.
Görüşmelerde bölgedeki gelişmelerin yanı sıra güvenlik ve istikrarı güçlendirme çabaları değerlendirildi.
İngiltere ile diplomatik çabalar ve deniz yolları
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığının açıklamasına göre Faysal bin Ferhan ile Ed Miliband, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ile ortak iş birliği ve koordinasyonun artırılması yollarını ele aldı.
Taraflar ayrıca bölgesel ve uluslararası gelişmelerin güvenlik ve istikrar üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Gerilimi düşürmek için diplomatik çabaların artırılmasının önemine işaret edildi.
Uluslararası su yollarının güvenliği ve emniyetinin güçlendirilmesiyle deniz ulaşımının serbestisinin korunmasının, tedarik zincirleri ve uluslararası ticaretin sürdürülmesine katkı sağlayacağı belirtildi.
Bahreyn ile bölgesel güvenlik gündemi
Faysal bin Ferhan'ın Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif bin Raşid ez-Zeyani ile yaptığı ayrı telefon görüşmesinde de bölgesel gelişmeler ile güvenlik ve istikrarı korumaya yönelik çabalar konuşuldu.
Orta Doğu'da gerilim devam ediyor
Görüşmeler, Körfez ülkeleri ile Ürdün'ün İran kaynaklı olduğu belirtilen saldırılara maruz kaldığı bir dönemde yapıldı. İran, söz konusu saldırıların ABD'nin kendisine yönelik saldırılarına karşılık olduğunu savunurken, hedef alınan ülkeler bu saldırıları kınadı.
Washington ile Tahran arasında 17 Haziran 2026'da imzalanan İslamabad Mutabakatı, askeri operasyonların durdurulmasını ve Hürmüz Boğazı'nın deniz ulaşımına yeniden açılması için düzenlemelerin başlatılmasını öngörüyordu. Beyaz Saray, anlaşma metnini ertesi gün Kongreye gönderdi.
Mutabakatın uygulanması ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ulaşımına ilişkin anlaşmazlıklar nedeniyle süreç daha sonra sekteye uğradı. Temmuz ayında çatışmalar yeniden başladı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 1 Eylül'de ABD yönetiminin mutabakat kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde ülkesinin buna karşılık verecek adımlar atacağını söyledi.
Aynı gün ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran'a ait olduğu belirtilen askeri hedeflere yönelik yeni bir saldırı dalgası düzenlendiğini açıkladı. Açıklamaya göre hedefler arasında hava savunma unsurları, radarlar, deniz unsurları, mayın döşeme kapasitesi ve iletişim tesisleri bulunuyordu.