Tunus'ta Pepsi ürünlerinin yeniden satışa sunulması ihtimali, aktivist ve doktor Meryem Miftah'ın boykot çağrısıyla birlikte tartışılıyor. Miftah, tüketicilerin İsrail ile bağlantılı şirketlere karşı ekonomik baskı oluşturabileceğini ve bu yöntemin Filistinlilere destek yollarından biri olduğunu savundu.
Pepsi için ortak girişim planı
Hindistan merkezli Varun Beverages ile Tunuslu bir şirket arasında kurulan ortak girişim, gazlı içecek, meyve suyu, su ve süt ürünleri üretimini geliştirmeyi hedefliyor. Bu girişimin, Pepsi ürünlerinin yaklaşık 27 yıl aradan sonra Tunus pazarına dönmesine imkân sağlayabileceği belirtiliyor.
Pepsi, Tunus'taki yerel üretimini 1999'da durdurmuştu. Miftah, Hindistan merkezli şirketin Pepsi ile ticari franchise ilişkisi bulunduğunu söyledi ancak ortak girişimin Pepsi markasını üretip üretmeyeceğinin henüz açıklığa kavuşmadığını belirtti.
Pepsi'nin dönüşüne karşı olduklarını ifade eden Miftah, tüketicilerden ürünleri boykot etmelerini istedi. Aktivist, boykotu devlet müdahalesi beklenmeden vatandaşların kendi tercihleriyle uygulayabileceği bir ekonomik baskı aracı olarak nitelendirdi.

Normalleşmeye karşı yasal düzenleme talebi
Miftah, İsrail ile normalleşmeyi suç sayacak bir yasanın boykot kampanyalarını güçlendirebileceğini söyledi. Böyle bir düzenlemenin şirket ortaklıklarının sınırlarını belirleyebileceğini ve boykot çağrılarının bir bölümünün yerini yasal yaptırımlara bırakabileceğini savundu.
Yasanın uygulanmasında zorluklar yaşanabileceğini belirten Miftah, düzenlemenin hayata geçirilmesi için geniş toplumsal destek ve kamuoyu farkındalığı gerektiğini ifade etti. Baskının aşamalı biçimde uygulanmasını, yaptırım veya vergi artışı gibi seçeneklerin değerlendirilmesini ve çalışanların bir anda işsiz kalmamasını istedi.
Tunus Meclisi, İsrail ile normalleşmeyi suç sayan yasa teklifine ilişkin görüşmeleri Kasım 2023'te tamamlamamıştı. Meclis Başkanı İbrahim Buderbale, cumhurbaşkanlığından teklifin Tunus'un dış ilişkilerine zarar verebileceği yönünde görüş aldığını açıklamıştı.

Boykot çağrıları 7 Ekim 2023 sonrasında arttı
Miftah, İsrail ile bağlantılı şirketlere yönelik boykot çağrılarının Tunus'ta 7 Ekim 2023 sonrasında yoğunlaştığını söyledi. Bu süreçte Filistinlilerle dayanışmanın toplumsal eylemlere dönüştüğünü belirten aktivist, kampanyaların ekonomik, siyasi ve akademik alanlarda baskı oluşturmayı amaçladığını aktardı.
Boykotun yerel üretime daha geniş bir alan açabileceğini savunan Miftah, tüketicilerin Filistin'e destek vermek için bu yöntemi kullanabileceğini ifade etti. Yerel şirketlerin alternatif ürünler sunmasının da tüketicilerin tercihlerini değiştirmesini kolaylaştıracağını söyledi.
Kayrevan'da halkın görüşü araştırılıyor
Miftah, boykot gruplarının uzun süre bağımsız hareket ettiğini, bazı eylemlerde ise ortak çalışma yürüttüğünü anlattı. Aktivistlerin Kayrevan kentinde bir dernek ve öğrenci birliklerinin desteğiyle halkın boykota yaklaşımını ölçmek üzere sokak çalışmaları yaptığını belirtti.

Çalışmalar sırasında vatandaşlara boykotun etkili olup olmadığı ve imkân bulmaları halinde kampanyalara katılıp katılmayacaklarının sorulduğunu kaydeden Miftah, yüksek düzeyde destek aldıklarını söyledi. Aktivistler ayrıca yerel şirketlerin mülkiyet yapılarını ve yabancı şirketlerle ilişkilerini inceleyerek boykot çağrılarını genişletmeye çalışıyor.