Ürdün, İsrail ile olan ek su anlaşmasının yenilenmemesi karşısında su güvenliğini garanti altına almak için kendi planını hayata geçirdi. Ürdünlü bir yetkili, İsrail'in yıllık 50 milyon metreküplük ek su anlaşmasını yenilemeyi reddetmesinin yeni bir gelişme olmadığını, hükümetin geçen yıldan bu yana alternatif plan üzerinde çalıştığını belirtti.
Al Jazeera'ye konuşan yetkili, Başbakan Cafer Hassan'ın talimatıyla anlaşmanın sona ermesinden önce alternatif bir plan hazırlandığını ve su güvenliğinin siyasi gelişmelere bağlı bırakılmayacağını vurguladı. Ürdün'ün 1994 barış anlaşması kapsamındaki temel su haklarını almaya devam ettiğini, ancak yenilenmeyen kısmın yalnızca ek miktarlar olduğunu ifade etti.
Acil önlemler ve ulusal proje
Yetkili, acil önlem paketi kapsamında kuyu bakımlarının yapıldığını, yeni kuyular açıldığını, tuzlu su kaynaklarından yararlanıldığını ve su kaynaklarına yönelik ihlallerle mücadelenin sıkılaştırıldığını aktardı. Ürdün Su Bakanlığı yetkilisi, ulusal su taşıyıcı projesinin mali kapanış aşamasına girdiğini ve inşaatın bu yılın son çeyreğinde başlayacağını duyurdu.
Yaklaşık 4 yıl sürecek inşaatın ardından 2030'un son çeyreğinde su pompalanmaya başlanacak. Ürdün'ün en büyük su yatırımı olan ve yaklaşık 5,8 milyar dolara mal olacak proje, 29 uluslararası kuruluşun finansman ortaklığıyla yürütülüyor. Proje tamamlandığında yılda 300 milyon metreküp içme suyu sağlayarak krallığın ihtiyacını karşılayacak ve önümüzdeki on yılda su açığını büyük ölçüde kapatacak.
Bölgesel işbirliği: Suriye ile ortak platform
Ürdün, su güvenliğini desteklemek için Suriye ile işbirliğini de artırıyor. İki ülke, ortak su kaynaklarının yönetimi için Amman'da bir operasyonel platform başlattı. Yermuk Nehri havzası ve Vahde Barajı konusunda ortak çalışmalar yürütülüyor. Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani, daha önce Cumhurbaşkanı Ahmed Şera'nın su kaynakları konusunda işbirliğine hazır olduğunu açıklamıştı. Ürdünlü yetkililer, bölgesel işbirliğinin su krizine karşı en etkili çözüm olduğunu vurguluyor.