Suveyda krizinin çözümüne yönelik ABD destekli ortak yol haritası, Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman Safadi'nin Şam ziyareti sırasında Suriye yönetimiyle konuşuldu.
Safadi, Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ile bir araya gelirken Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani ile de kapsamlı görüşmeler yaptı. Görüşmelerde Suriye'nin güneyindeki Suveyda vilayetinde yaşanan krizin çözümüne yönelik planın uygulanması ele alındı.
Ortak plan güvenlik ve insani yardımı kapsıyor
Ürdün, Suriye ve ABD'nin 16 Eylül 2025'te kabul ettiği yol haritası; güvenlik, insani yardım, kamu hizmetleri ve yargının yanı sıra toplumsal uzlaşı başlıklarını içeriyor.
Uygulamayı takip etmek amacıyla ortak bir mekanizma kurulması planlanırken yol haritasının Suriye'nin toprak bütünlüğü, devlet egemenliği ve tüm vatandaşların hakları temelinde yürütülmesi öngörülüyor.
Suveyda'da ateşkes devam ediyor
ABD temsilcisi Tom Barrack, cumartesi günü Suveyda'da gerilimin yeniden yükselmesinden endişe duyduğunu söyledi ve tüm taraflara itidal ile diyalog çağrısı yaptı. Yaklaşık bir yıl önce imzalanan üçlü yol haritasının Dürzi toplumunun vatandaşlık hakları ve yükümlülüklerini güvence altına almayı ve vilayetin Suriye'ye onurlu biçimde yeniden entegre edilmesini amaçladığını belirtti.
Barrack, şiddetin yeniden topluluk içi çatışmaya dönüştüğünü ifade etti. Ekibinin, keyfi biçimde gözaltına alındığını ve evinden çıkarıldığını söylediği Atef Hüneydi ile diğer etkilenen kişilerle temas halinde olduğunu açıkladı. Ayrıca yönetişimin bulunmadığı bölgelerde silahlı grupların ortaya çıkan boşluğu doldurduğunu savundu.
Suveyda'da Bedevi aşiretleri ile Dürzi savaşçıları arasındaki çatışmaların ardından Temmuz 2025'ten bu yana ateşkes yürürlükte bulunuyor. Çatışmalarda yüzlerce kişi öldü veya yaralandı.
Dürzi ruhani lider Hikmet el-Hicri'ye bağlı gruplar ateşkesi defalarca ihlal etmekle suçlanırken Şam yönetimi ateşkesi sürdürdü, tahliyeleri ve insani yardım çalışmalarını kolaylaştırdı.
Beşşar Esed yönetiminin Aralık 2024'te devrilmesinin ardından yetkililer ülke genelinde güvenliği yeniden sağlamaya ve devlet otoritesini genişletmeye çalışıyor. Bazı silahlı gruplar ise bağımsız faaliyetlerini sürdürüyor.