ABD gazetesi Wall Street Journal, pazartesi günü Suudi yetkililere ve konuya yakın kaynaklara dayanarak, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın sığınaklarla donatılmış saraylar arasında yer değiştirdiğini ve kendi seçtiği bir güvenlik ekibi tarafından korunduğunu yazdı. Gazeteye göre bu durum, Yemen'deki Husi grubunun Krallığa yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarının tırmandığı bir dönemde yaşanıyor.
Gazeteye göre sık aralıklarla tekrarlanan saldırılar Suudi Arabistan'ın önleyici füze stokunu tüketti; bu da Riyad'ı Pakistan ve diğer dost ülkelerden askeri yardım istemeye ve yurt dışından ek hava savunma sistemleri edinmeye yöneltti.
Öncelik saraylar ve enerji tesisleri

Gazete, Krallığın geniş topraklarını mevcut hava savunma imkânlarıyla korumakta zorlandığını, kraliyet saraylarının ve başlıca enerji tesislerinin korunmasına öncelik vermek için hava savunma bataryalarını bölgeler arasında yeniden konuşlandırdığını aktardı. Suudi Arabistan'ın Husilere karşı Yemen hükümet güçlerini desteklemek üzere yabancı savaşçı toplamayı değerlendirdiği de belirtildi.
Gazeteye göre Veliaht Prens, Husilerin Yemen'de kontrol altına aldığı toprakları geri almak için Washington'dan askeri destek istedi; ancak ABD bu talebi reddederek bunun yerine Suudi operasyonlarına yardımcı olmak üzere askeri danışmanlar gönderdi. Gazete, Husilerin ağustosta Babülmendep Boğazı yakınlarındaki saldırılarını artırdığını ve stratejik kıyı kenti Muha'yı ele geçirdiğini de hatırlattı.

Riyad havalimanına saldırılar
Bu bilgiler, Husilerin 10 Ekim'de Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na düzenlediği saldırının ardından gündeme geldi. Gazeteye göre bu saldırıda 13 kişi hayatını kaybetti, 300'den fazla kişi yaralandı. Havalimanı ertesi gün yeniden hedef alındı; bir kişi yaşamını yitirdi, 11 kişi yaralandı. Riyad ve Ebha havalimanlarına 6 ve 7 Ekim'de düzenlenen iki saldırıda da 3 kişi hayatını kaybetmiş, 36 kişi yaralanmıştı.
Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye, 7 Ağustos'ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması çerçevesinde 5 Ekim'de Riyad'da olağanüstü bir toplantı yapmıştı. Anlaşma, üç ülkeden birine yönelik herhangi bir silahlı saldırının hepsine yapılmış sayılmasını öngörüyor. Suudi makamları gazetenin aktardıklarına ilişkin resmî bir açıklama yapmadı.