Yemen Dışişleri Bakanı Afrah el-Zuba, Taiz’deki kuşatmanın kaldırılması ve insani yardım erişiminin güvence altına alınması talebiyle Birleşmiş Milletler ve uluslararası kuruluşların yetkililerine mektup gönderdi.
El-Zuba’nın mektubu Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, Güvenlik Konseyi Başkanı, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri, Uluslararası Kızılhaç Komitesi Başkanı ve Birleşmiş Milletler insani yardım yetkilisine iletildi. Yemen hükümeti, kentte Husilerin uyguladığı öne sürülen kuşatmanın sona erdirilmesi için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin de acil adım atmasını istedi.
Taiz’de yardım erişimi uyarısı
Yemenli hak ve insani yardım kuruluşları, Husilerin hükümetin kontrolündeki bölgelere giden yolların çoğunu kapattığını ve çatışmaların başladığı 2015’ten bu yana Taiz’i kuşatma altında tuttuğunu öne sürüyor. Bu kuruluşlara göre yardım konvoylarının kentteki sivillere ve savaş nedeniyle zarar gören bölgelere ulaşması engelleniyor.
Husiler ise Taiz’de kuşatma uygulandığı ve yardım geçişlerinin engellendiği yönündeki suçlamaları reddediyor.

El-Zuba, Husilerin saldırıları ve kuşatmayı sıkılaştırması nedeniyle Taiz vilayetindeki insani koşulların ciddi biçimde kötüleştiğini savundu. Son tırmanışın ve Taiz ile köylerindeki kuşatmanın daraltılmasının, kuşatma altında bulunanlarla eş-Şemayetin, el-Muvasıt ve Cebel el-Habeşi ilçelerinden yerinden edilenler dahil 4 milyondan fazla kişiyi etkileyebilecek bir insani felaket riski taşıdığını söyledi.
Taiz Valisi Nebil Şemsan da kentteki insani krizin ağırlaştığını belirterek uluslararası topluma acil müdahale çağrısı yaptı. Şemsan, Taiz ile Aden arasındaki ana yolun çatışmalar nedeniyle kapanmasının kente gıda, ilaç ve yakıt ulaştırılmasını zorlaştırdığını, çöplerin kent dışındaki döküm alanına götürülmesinin engellenmesinin de sağlık ve çevre bakımından ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Taiz’deki hükümet yetkilileri ayrıca Husileri kente gaz sevkiyatını engellemekle suçladı.
Gıda, yakıt ve su için çağrı
Yemenli bakan, kuşatmanın derhal kaldırılması ve Taiz’in bütün girişlerinin sivillere ve tedarik zincirlerine açılması amacıyla doğrudan uluslararası baskı yapılmasını talep etti. El-Zuba ayrıca gıda, yakıt ve içme suyuna sürdürülebilir ve engelsiz erişimin güvence altına alınmasını istedi.
El-Zuba, ihlallerin izlenmesi ve belgelenmesiyle hesap verebilirlik mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Bu adımların kanıtların korunması ve sorumluların cezasız kalmaması için gerekli olduğunu belirtti.
Yemen hükümeti, sivillerin yaşam kaynaklarından mahrum bırakılmasını veya insani ihtiyaçlarının baskı aracı olarak kullanılmasını hedef alan uygulamalara karşı uluslararası toplumun açık tutum almasını istedi. Hükümet, Birleşmiş Milletler, uzman kuruluşlar, insani ve hak örgütleri ile bölgesel ve uluslararası ortaklarla çalışmayı sürdüreceğini bildirdi.

Yemen’de askeri gerilim
Yemen Başbakanı Şai Muhsin ez-Zindani de çarşamba günü, Husilerin sivilleri hedef almayı ve Taiz’i kuşatma altında tutmayı sürdürmesinin zaman aşımına uğramayan bir savaş suçu oluşturduğunu söyledi. Ez-Zindani, sorumluların hesap vermekten kurtulamayacağını ifade etti.
Taiz’e ilişkin çağrı, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Raşid el-Alimi’nin devlet kurumlarını yeniden ele geçirmek ve başkent Sana’yı kontrol altına almak amacı taşıdığını söylediği "Yemen Şafağı" adlı askeri operasyonun onuncu gününde yapıldı.
Yemen’de temmuz ayından bu yana askeri gerilim yaşanıyor. Bu tırmanış, Nisan 2022’de başlayan ateşkesin ardından görülen sakinlik döneminden sonraki en geniş çaplı tırmanış olarak nitelendiriliyor.
Husiler, Eylül 2014’ten bu yana başkent Sana ile Yemen’in bazı vilayetlerini kontrol ediyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki askeri koalisyon ise Mart 2015’te Yemen hükümetini desteklemek amacıyla müdahalede bulundu.