Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta 23. Beyrut Maratonu, savaşın ardından düzenlenen ilk büyük spor etkinliği olarak bugün koşuldu. Ülkenin dört bir yanından gelen 1850'den fazla koşucunun katıldığı maraton, sporun ötesinde birlik, toparlanma ve hayata tutunma mesajlarına sahne oldu.
Lübnan Sosyal İşler Bakanı Haneen Al-Sayed, maratonun ülkenin en önemli yıllık etkinliklerinden biri olduğunu belirterek, "Gerçek değeri, farklı bölge ve mezheplerden Lübnanlıları bölünmelerden uzak, ortak bir hedef etrafında bir araya getirme gücünde yatıyor" dedi.
Bakan Al-Sayed, bir gün önce güneydeki Nebatiye ve Sur kentlerinde savaşın yol açtığı yıkımı yerinde gördüğünü ifade etti. Bu tür etkinliklerin Lübnanlılara devam etme gücü verdiğini ve insani bağların savaşın izlerinden daha güçlü olduğunu gösterdiğini vurguladı. Sporun ruh ve beden sağlığını güçlendirmede temel bir etken olduğunu sözlerine ekledi.
Maratonun savaş sonrası ilk büyük koşu etkinliği olduğuna dikkat çeken Bakan, hükümetin Lübnanlıları birleştiren ve azimlerini artıran tüm girişimleri desteklediğini söyledi. Etkinliğe binden fazla gencin katıldığını belirterek, gençlerin dayanışmasının bu tür organizasyonların yıllarca sürmesi için temel bir dayanak olduğunu ifade etti.
Organizatörlerden biri ise, aylarca ağlayan ve yıllardır güvenlik, ekonomik krizler ve göçle boğuşan Beyrut'un, farklı bölgelerden gelen evlatlarına kollarını yeniden açtığını söyledi. Her koşucunun, şehre, vatana ve geleceğe duyulan sevgiyi temsil eden bir dava taşıdığını belirtti.
Katılımcıların taşıdığı numaraların sadece bir yarışma unsuru olmadığını, sevgi ve barış elçiliği anlamına geldiğini vurgulayan organizatör, atılan her adımın Beyrut'un yeniden sağlığına kavuşması anlamına geldiğini dile getirdi. Bu mesajın, maratonun 2003'teki başlangıcından beri taşındığını ve sporun insanları bir araya getiren en önemli araç olduğunu sözlerine ekledi.
Güney Lübnan'dan gelen koşucuların varlığı, maratonun en dikkat çekici görüntülerinden birini oluşturdu. Bir katılımcı, evleri yıkılan ve can kayıpları yaşayan güney halkının hâlâ yaşama iradesine sarıldığını belirterek, "Lübnanlılar ölümü değil, hayatı arzuluyor" mesajı verdiklerini söyledi.
Bir başka katılımcı, savaş sonrası zor koşulların bu tür etkinlikleri daha da önemli hale getirdiğini, insanlara psikolojik sorunlarıyla yüzleşme fırsatı sunduğunu ifade etti. Her koşucunun yalnızca 10 kilometrelik parkuru değil, aynı zamanda içindeki sıkıntıları ve savaşın izlerini aşmaya çalıştığını söyledi.
Sanat camiası da maratonda yer aldı. Bir sanatçı, maratonun temel mesajının Lübnanlıların hâlâ hayatta olduğu ve ne kadar zorluk olursa olsun hayata tutundukları olduğunu belirtti. Çok sayıda sanatçı ve müzisyenin koşuculara eşlik ettiğini, toplumun tüm kesimlerinin yaşama bağlılığı ilan etmek için bir araya geldiğini vurguladı.
Genç katılımcılar ise spor etkinliklerinin savaş sonrası Lübnanlıları yeniden bir araya getirmenin bir yolu haline geldiğini söyledi. Sporun topluma acıların bir kısmını unutma ve daha sağlıklı bir nesil inşa etme fırsatı verdiğini, bölünmüş bir toplumun ayağa kalkamayacağını ifade ettiler.
Maraton boyunca Beyrut sokakları, iyileşme ve birlik mesajlarının taşındığı bir alana dönüştü. Lübnan, turizm ve ekonomik faaliyetlerini canlandırmaya, en ağır savaşlardan sonra bile hayatın geri dönebileceğini kanıtlamaya çalışıyor.