İsrail'de salı günü yapılacak seçimler öncesinde konuşan Filistin asıllı milletvekili Ahmed Tıybi, sandık sonucunun İsrail vatandaşı Filistinlilerin varlığı ve geleceği bakımından kader belirleyici nitelikte olduğunu söyledi.
Ilımlı Arap milliyetçisi Taal Partisi'nin Başkanı olan Tıybi, İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Ortak Liste'nin ikinci sıra adayı olarak yarışacak. Seçim sürecini ve Arap partilerinin tutumunu değerlendiren Tıybi, hükümetin politikalarına ilişkin ağır suçlamalar yöneltti.
Tıybi'nin hükümete yönelttiği suçlamalar
Tıybi, Binyamin Netanyahu liderliğindeki mevcut İsrail hükümetini savaş suçları işlemek, etnik temizlik yürütmek ve Filistinlilere yönelik kışkırtmayı sürdürmekle suçladı. Gazze'deki savaşın yanı sıra evlerin yıkılması ve işgal altındaki topraklardaki şiddet nedeniyle de hükümeti eleştirdi.
Tıybi ayrıca Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in Yahudi yerleşimlerini Celile'ye taşıma tehdidinde bulunduğunu öne sürdü. Itamar Ben-Gvir ile Smotrich'in Filistin yönetimini devirmeyi ve Filistin topraklarını ilhak etmeyi gündeme getirdiğini de savundu.
Filistinli seçmenler için yüzde 70 hedefi
Önceki seçim dönemlerinde İsrail vatandaşı Filistinlilerin sandığa katılımının yüzde 50'nin altında kaldığını belirten Tıybi, kamuoyu yoklamalarında oranın yüzde 62 civarında göründüğünü söyledi. Ortak Liste'nin hedefinin katılımı yüzde 70'e çıkarmak olduğunu ifade etti.
Tıybi, Filistinli seçmenlerin daha yüksek oranda oy kullanmasının Netanyahu'nun iktidardan uzaklaştırılması ihtimalini güçlendireceğini savundu. Aşırı sağcı küçük partilerin parlamento dışında kalabileceğini belirten Tıybi, Mansur Abbas'ın Raam Partisi'nin muhalefete desteğinin hükümet değişikliğini sağlamaya yetmeyeceğini söyledi.
Ortak Liste'nin desteğinin hükümet değişikliği için belirleyici olduğunu kaydeden Tıybi, Netanyahu, Smotrich ve Ben-Gvir'in yer aldığı hükümeti sona erdirebilecek tek listenin kendileri olduğunu öne sürdü.
Hükümete katılmadan destek seçeneği
Tıybi, Arap seçmenlerin katılımındaki artışa Yahudi seçmenlerin de yüzde 2 ila 4 arasında yükselen katılımla eşlik edebileceğini söyledi. Böyle bir tablonun Netanyahu hükümetinin devrilmesine katkı sunabileceğini belirten Tıybi, Netanyahu'nun muhalefet lideri Gadi Eisenkot'un hükümet kurmasını önlemek için geçici hükümetin başında kalmayı hedeflediğini öne sürdü.

Ortak Liste'nin işbirliğine hazır olduğunu ifade eden Tıybi, Filistinliler için güvenlik ağı kurulması, suç ve şiddetin azaltılması, ev yıkımlarının önüne geçilmesi, ırkçılıkla mücadele edilmesi ve Araplara daha geniş bütçe ayrılması taleplerini sıraladı.
Tıybi, Arap partilerinin hükümete katılmak istemediğini ancak parlamentoda destek sağlayabileceğini söyledi. Bu tutumun, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınlar, Gazze'deki savaş, Yahudi yerleşimlerinin yayılması ve ev yıkımları konusunda hükümet sorumluluğu üstlenmemekle bağlantılı olduğunu belirtti.
Seçim sonrası için üç senaryo
Tıybi, seçimlerden sonra kurulabilecek bir muhalefet hükümetinin barış hükümeti olmayacağını, ancak Netanyahu, Smotrich ve Ben-Gvir'in yer aldığı mevcut hükümetten daha az kötü olacağını savundu. Ulusal birlik hükümetinin ise hem Filistinliler hem de İsrail halkı bakımından kötü bir sonuç doğuracağını söyledi.
İsrail milletvekili, seçim sonrasında muhalefet hükümeti, ulusal birlik hükümeti veya Netanyahu'nun mart-nisan aylarına kadar başbakan olarak kalacağı geçici hükümet seçeneklerinin gündeme gelebileceğini belirtti. Tıybi, Netanyahu hükümeti ile Yahudi muhalefetinin Filistinlilere yönelik söylemlerinde ortak bir kışkırtma çizgisi bulunduğunu öne sürdü.
İran'a yönelik olası saldırı
Tıybi, seçim arifesinde Filistinlilere yönelik kışkırtma politikasının sağcı İsrailli seçmenleri bir araya getirmeyi amaçladığını ve aynı zamanda savaş hedefi taşıdığını savundu.
ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırıları yeniden başlatma ihtimalini de değerlendiren Tıybi, Netanyahu'nun seçimlerden önce savaş başlatmak isteyebileceğini söyledi. Tıybi, Donald Trump'ın buna engel olduğunun söylendiğini belirterek, seçimlerden sonra ulusal birlik hükümeti kurulmasını dayatmak için böyle bir adım atılabileceğini ve farklı senaryoların mümkün olduğunu ifade etti.
Tıybi, İsrail'de aşırı sağın seçimleri kaybetmesi durumunda saldırganlığını artırabileceğini ve Araplarla solun liderlerini hedef alan saldırıların gündeme gelebileceğini öne sürdü. Netanyahu'nun siyasi kışkırtma konusunda sınır tanımadığını savunan Tıybi, geçmişte İsrail Başbakanı İzak Rabin'e yönelik kışkırtmaların Rabin'in öldürülmesine kadar vardığını hatırlattı.