Londra’da başlayan 5. AlBaraka Zirvesi, İslami finansın küresel etkisini artırma ve etik temellerini yeniden inşa etme hedefiyle 13-14 Ekim tarihlerinde düzenleniyor. "Eylemde Etik: Temelleri Yeniden İnşa Etmek ve İslami Ekonominin Küresel Etkisini İleri Taşımak" temalı zirvede düzenleyici çerçeve ile teknoloji ve finans alanındaki fırsatlar da gündeme geliyor.
İslami finans sektörünün küresel büyüklüğü 6 trilyon dolara ulaşırken, sukuk ihraçları 1 trilyon dolar seviyesinde bulunuyor. İslami tüketim ekonomisinin büyüklüğü ise 2,6 trilyon dolara yükseldi.
Etik ilkelerin ekonomide uygulanması çağrısı
AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu Genel Sekreteri Yousef Hassan Khalawi, açılış konuşmasında İslam ekonomisi alanındaki uluslararası etkinliklerin önemli zorluklar içerdiğini söyledi. Khalawi, AlBaraka organizasyonlarının İstanbul, Karaçi ve Kahire gibi şehirlerde de yapıldığını belirtti.

İnisiyatiflerin yalnızca İslami finans sektörüyle sınırlı olmadığını ifade eden Khalawi, doğru ekonomik modeli kurma sorumluluğunun yerine getirilmemesi halinde bunun bedelini bütün insanlığın ödeyeceğini söyledi.
Khalawi, iklim değişikliği, aşırı sıcaklar, kuraklık, gıda güvenliği, savaşlar ve artan yoksulluğun dünyanın karşı karşıya bulunduğu başlıca krizler arasında yer aldığını belirtti. Bu sorunların birbirinden ayrı ele alınamayacağını kaydeden Khalawi, dünyanın bir bölümünde bir milyardan fazla insan yoksullukla mücadele ederken başka bir bölümünde büyük servetlerin biriktiğine dikkati çekti.
Teknolojik gelişmelerle ekonomik büyümenin insanlığın tamamı için refah üretmediği sürece gerçek bir başarı sayılamayacağını söyleyen Khalawi, eşitsizliklerin yanı sıra etik değerlerin ihmal edilmesinin de bu çelişkinin temelinde bulunduğunu ifade etti.
İslami bankacılıkta güven ve müşteri koruması vurgusu
Sosyal ağlar ve yapay zeka gibi alanlarda çocukları, aileleri ve toplumu korumaya yönelik tartışmaların yalnızca teknoloji politikalarıyla sınırlandırılmaması gerektiğini belirten Khalawi, bu başlıkların etik sorumluluk, toplumsal bilinç ve insanların geleceğiyle de bağlantılı olduğunu söyledi. Aynı yaklaşımın İslami bankacılıkta da benimsenmesi gerektiğini dile getirdi.
İslami finansın finansal ürünleri biçimsel olarak farklılaştırmaktan ibaret olamayacağını vurgulayan Khalawi, etik değerlerin günlük uygulamalara, müşteri ilişkilerine ve kurumsal kararlara ne ölçüde yansıdığının önem taşıdığını kaydetti.

Bu sistemin risk konusunda daha sorumlu bir yaklaşım geliştirmesi gerektiğini belirten Khalawi, İslami finansın yalnızca faizsiz işlemler sunan bir yapı olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Khalawi, güvenilirlik, hesap verebilirlik ve müşterinin korunmasının uygulamaların merkezinde bulunması gerektiğini ifade etti.
İslami bankaların sorumluluklarını üstlenerek standartlarını yükseltmesi halinde geleneksel bankacılık sektörünün de rekabetin etkisiyle benzer yönde ilerleyebileceğini belirten Khalawi, dini ve etik ilkelerin gerçek anlamda uygulanmasının İslami bankacılığı finans sektörünün tamamı için örnek hale getirebileceğini dile getirdi.
Zirvede farklı ülkelerden konuşmacılar yer aldı
İslami Finans Kurumları Muhasebe ve Denetim Örgütü Uluslararası Şeriat Konseyi Başkanı Müftü Muhammed Taki Osmani, açılışta İslami finansta etik değerlerin uygulanmasının önemine ilişkin konuştu.
Mauritius Konut ve Arazi Bakanı Shakeel Ahmed Yousuf Mohamed de ülkesindeki İslami finans uygulamalarını anlattı. Mohamed, uluslararası İslami finans kuruluşlarını Mauritius’ta faaliyet göstermeye ve mevcut çalışmalarını artırmaya çağırdı.
Açılış konuşmalarının ardından zirvenin stratejik partneri İslam Ticaret ve Kalkınma Odası, küresel partneri Al Baraka Group, altın sponsoru Arab Bank Europe ve gümüş sponsoru Libya Afrika Yatırım Portföyü temsilcilerine plaket verildi.

"İslam Ekonomisi için Stratejik Liderlik" oturumunda düzenleyici çerçevenin yeniden inşası, kamu politikalarında etiğin uygulanması, stratejik liderlik, küresel etki ve geleceğe yönelik eylem öncelikleri ele alındı.