Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırılar, Yemen, Katar, Bahreyn, Lübnan, Kuveyt, Ürdün, Suriye ve Somali’nin yanı sıra Dünya Müslüman Birliği tarafından kınandı. Ülkeler ve kuruluş, Suudi Arabistan’ın güvenliği ile egemenliğine destek verdi.
Suudi makamları, perşembe günü düzenlenen iki saldırıda havalimanı tesisleri ile Suudi Arabistan Havayolları’na ait bir uçağın hedef alındığını bildirdi. Saldırılarda 3 Suudi vatandaşı hayatını kaybetti, başka kişiler de yaralandı.
Bu saldırılardan önce salı ve çarşamba günlerinde Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı ile Abha Uluslararası Havalimanı da hedef alınmıştı. Suudi makamlarına göre bu saldırılarda Fas, Cezayir ve Sudan uyruklu 3 kişi öldü, 36 kişi yaralandı.
Yemen ve Katar’dan Suudi Arabistan’a destek
Yemen Dışişleri Bakanlığı, saldırıları "en güçlü ifadelerle" kınadı ve bunları Suudi Arabistan’ın egemenliği ile sivil havacılığın güvenliğine yönelik ihlal olarak niteledi. Bakanlık, Riyad’ın güvenliğini korumak için gerekli adımları atma hakkını destekledi.
Yemen Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ile uluslararası topluma saldırıları durduracak önlemler alma çağrısında bulundu. Bakanlık ayrıca İran’ı Husilere silah, teknoloji ve askeri uzmanlık desteği vermeyi sürdürmekle suçladı; Yemen toprakları, hava sahası ve sularının komşu ülkeleri ya da uluslararası deniz ulaşımını tehdit etmek amacıyla kullanılmasını reddetti.

Katar Dışişleri Bakanlığı, saldırıların Suudi Arabistan’ın egemenliğini ciddi biçimde ihlal ettiğini ve bölgenin güvenliğiyle sivillerin ve hava ulaşımının emniyetine doğrudan tehdit oluşturduğunu açıkladı. Doha yönetimi, Suudi Arabistan’ın güvenliğini Katar’ın ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin ortak güvenliğinin ayrılmaz parçası olarak değerlendirdi.
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, hayatını kaybedenler nedeniyle Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz’e taziyelerini iletti ve yaralılara acil şifa diledi.
Körfez ve bölge ülkelerinden kınama
Bahreyn, saldırıları uluslararası hukukun ihlali ve bölgesel güvenlikle sivil hava ulaşımını tehdit eden bir tırmanış olarak değerlendirdi. Manama yönetimi, Suudi Arabistan’ın kendini savunma hakkını desteklerken Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni saldırıları durdurmak ve sorumluları hesap vermeye zorlamak için kararlı tutum almaya çağırdı.
Lübnan Dışişleri Bakanlığı, Kral Halid ve Abha havalimanlarına düzenlenen saldırıları kınadı. Bakanlık, sivil tesislerin hedef alınmasının ve sivillerin hayatının tehlikeye atılmasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirterek Suudi Arabistan’ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma çabalarına destek verdi.
Kuveyt yönetimi, Kral Halid Havalimanı’na yönelik saldırıları Suudi Arabistan’ın egemenliğine yönelik açık ihlal ve bölgesel güvenlikle hava ulaşımına doğrudan tehdit olarak nitelendirdi. Kuveyt, saldırıların derhal durdurulmasını istedi.

Ürdün, saldırıları Suudi Arabistan’ın egemenliğinin ihlali ve uluslararası hukuk ile Birleşmiş Milletler Şartı’nın çiğnenmesi olarak değerlendirdi. Amman yönetimi, Riyad’ın güvenlik ve istikrarını korumak için attığı adımlara tam destek açıkladı.
Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, Husilerin Kral Halid Havalimanı’na yönelik saldırılarını kınadı. Bakanlık, sivil tesislerle hayati öneme sahip merkezlerin hedef alınmasının Suudi Arabistan’ın egemenliğini ihlal ettiğini ve bölgenin güvenliğiyle istikrarına doğrudan tehdit oluşturduğunu bildirdi.
Somali Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı da saldırıları uluslararası hukukun ciddi ihlali ve Suudi Arabistan’ın egemenliğiyle bölgesel güvenliğe doğrudan tehdit olarak niteledi. Somali, Kızıldeniz’e kıyısı bulunan bir ülke olarak Körfez ve Kızıldeniz güvenliğini kendi güvenliğinin ayrılmaz parçası saydığını belirtti ve sivil altyapıyı hedef alan saldırıların derhal durdurulmasını istedi.
Dünya Müslüman Birliği’nden kınama
Dünya Müslüman Birliği, Kral Halid Havalimanı ile Suudi Arabistan Havayolları’na ait uçağın hedef alınmasını kınadı. Birlik, saldırıların dini değerlere, uluslararası ve insani hukuka ve teamüllere aykırı olduğunu belirtti; Suudi Arabistan’ın vatandaşlarının ve ülkedeki diğer kişilerin güvenliğini korumak için attığı adımlara destek verdi.
Gelişmeler, Nisan 2022’de başlayan ateşkes sonrasındaki görece sakinlik döneminin ardından Temmuz 2026’da başlayan askeri tırmanış kapsamında değerlendiriliyor. Yemen’de savaş, Husilerin başkent Sana ile bazı vilayetlerin kontrolünü ele geçirdiği Eylül 2014’ten bu yana sürüyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap koalisyonu ise Yemen hükümetine destek amacıyla Mart 2015’te müdahalede bulundu.