Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran’dan atıldığını belirttiği iki füze sonrasında 18 Ağustos’ta Tahran’la ticari faaliyetleri ve finansal işlemleri bir sonraki duyuruya kadar durdurduğunu açıkladı.
Askıya alma kararı mal ticaretinin yanı sıra ödeme ve finans kanallarını da kapsıyor. Bu kapsam, İran ile BAE arasındaki ekonomik bağlarda yalnızca ticaret kısıtlamasının ötesine geçen bir etki oluşturabilir.
İran’ın ithalatında BAE’nin payı
2024 verilerine göre İran’ın toplam mal ithalatı 68,5 milyar dolar oldu. BAE, 21,01 milyar dolarlık tedarikle bu ithalatın yüzde 30,6’sını karşıladı ve Çin ile Türkiye’yi geride bırakarak İran’ın en büyük ithalat kaynağı konumuna geldi.
İki ülke arasındaki ticaret hacmi kullanılan dönem ve ticaret tanımına göre değişiyor. 2024’te yaklaşık 27 milyar dolara ulaşan hacmin, İran’ın açıkladığı 30 milyar dolara çıkarma hedefiyle birlikte yaklaşık 30 milyar dolar seviyesinde değerlendirildiği belirtiliyor.
İran’ın Mart 2025’te sona eren mali yılında BAE’den yaptığı ithalat 21,9 milyar dolar, BAE’ye gerçekleştirdiği petrol dışı ihracat ise 7,2 milyar dolar olarak kaydedildi. Bu veriler, iki ülkenin yıllık ticaret hacminin yaklaşık 30 milyar dolar olduğu yönündeki hesaplamalarla örtüşüyor.
İhracat ve tedarik zincirleri baskı görebilir
BAE, İran’ın ithalatında olduğu gibi ihracatında da önemli bir merkez olarak öne çıkıyor. İran’ın 2024’teki toplam mal ihracatı 56 milyar dolar olurken BAE, 7,16 milyar dolarlık hacim ve yüzde 12,8’lik payla ülkenin üçüncü büyük ihracat pazarı oldu.
İran’ın ihracatında Çin yüzde 26’lık payla ilk sırada, Irak ise yüzde 20,9’la ikinci sırada yer aldı. BAE ile ticaretin kesilmesi, bu nedenle İran’ın tedarik zincirleri ve ihracat gelirleri üzerinde baskı oluşturabilir.
Dubai’nin yeniden ihracat rolü
İran’ın BAE’den aldığı ürünlerin tamamı BAE menşeli değil. Çin, Avrupa, Hindistan veya başka ülkelerden BAE’ye getirilen mallar, Dubai’deki ticaret şirketleri ve lojistik ağı aracılığıyla İran’a gönderilebiliyor.
Bu durum, BAE’nin İran için 21 milyar dolarlık ithalat kaynağı olmasının aynı değerde yerli ürün satıldığı anlamına gelmediğini ortaya koyuyor. Dubai, uzun yıllardır İran’ın bölgesel ve uluslararası ticaret bağlantılarında yeniden ihracat merkezi olarak kullanılıyor.
Finansal kesinti maliyetleri yükseltebilir
Finansal işlemlerin de durdurulması, İranlı şirketler için ödeme kanallarını daraltabilir ve ticaret finansmanını pahalılaştırabilir. Lojistik maliyetlerindeki yükseliş de ithal ürün fiyatlarını artırabilir.
İran ekonomisi dış finansmana ve döviz girişlerine erişimde ciddi kısıtlamalarla karşı karşıya bulunuyor. Ticari ve finansal kesintinin uzun sürmesi, yüksek enflasyonla mücadele eden İran ekonomisindeki fiyat baskısını artırma potansiyeli taşıyor.
BAE hizmetleri ve borsaları da etkilenebilir
Kesintinin ekonomik maliyeti İran’la sınırlı kalmayabilir. İran, Dubai’nin uzun süredir önemli ticaret ortakları arasında yer aldığı için yeniden ihracat, lojistik ve finans hizmetleri de karardan etkilenebilir.
Kararın ardından Abu Dabi endeksi yüzde 0,9, Dubai endeksi ise yüzde 0,3 geriledi.
Ekonomik yakınlaşmaya ara
BAE ile İran, son yıllarda ekonomik ilişkilerini yeniden geliştirmeye çalışıyordu. Diplomatik ilişkiler 2016’da gerilerken 2019’dan itibaren yeniden yakınlaşma başladı ve 2023’te diplomatik temaslar güçlendi.
İki ülkenin ortak ekonomik komisyonu, 10 yıl aradan sonra Nisan 2024’te Abu Dabi’de yeniden toplandı. Son karar, bu ekonomik yakınlaşmanın ardından ticari ilişkilerde yeni bir kesinti oluşturdu.