Göçmen gençleri bağımlılık risklerinden korumayı amaçlayan iki yıllık proje, Sepetçiler Kasrı'nda düzenlenen kapanış toplantısıyla tamamlandı. Marmara Üniversitesi, Oslo Belediyesi ve Hamburg-Eppendorf Üniversitesi ortaklığındaki projeye 150 göçmen genç katıldı.
Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Cihad Demirli, projenin hazırlık, saha uygulaması, eğitim değerlendirmesi ve yaygınlaştırma aşamalarına katkı sağlayanlara teşekkür etti.
Göç gibi zor bir durumla karşılaşan insanların bağımlılığa daha kolay sürüklenebildiğini söyleyen Demirli, bağımlılığın sadece bireyi değil, toplumun geleceğini de doğrudan etkilediğini belirtti.
Demirli, kendisini güvende hisseden, okulla bağını koruyan, arkadaşlık ilişkilerini geliştiren ve geleceğe dair umut taşıyan gençlerin yaşadıkları güçlüklerle daha kolay başa çıkabildiğini ifade etti. Bağımlılığın insan iradesi, benlik algısı, aile bağları, sosyal çevre ve gelecek tasavvurunu aynı anda etkilediğini dile getirdi.
Eğitimin önemli unsurlarından birinin gençlerin zihnini, kalbini ve iradesini güçlendirmek olduğunu vurgulayan Demirli, güçlendirilen değerler ile geliştirilen muhakeme yeteneğinin gençleri risklerden uzaklaştırabileceğini kaydetti. İnsanların kendilerini tanımasına, duygularını yönetmesine, sağlıklı ilişkiler kurmasına ve bilinçli tercihler yapmasına yardımcı olan çalışmaların bağımlılık risklerine karşı koruyucu bir zemin oluşturduğunu söyledi.
Proje paydaşları deneyimlerini aktardı
Uluslararası Yeşilay Federasyonu Genel Sekreteri ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Güllüoğlu, Yeşilay'ın yaşamın içindeki gerçek sorunlara yönelik çalışmalar yürüttüğünü belirtti. İki yıl süren projenin hem paydaşlar hem de yararlanıcılar bakımından fayda sağladığını ifade etti.
Göçmenliğin göçmenler ve ev sahibi topluluk açısından zor bir süreç olduğunu söyleyen Güllüoğlu, bağımlılıkların dünya genelinde arttığına dikkati çekti. Bağımlılıklara karşı ortak çalışma kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Birbirimizin enerjisine, birbirimizin desteğine ihtiyacımız var." dedi.
Marmara Üniversitesi Nüfus ve Sosyal Araştırma Enstitüsünden Doç. Dr. Hakan Gülerce, Hamburg-Eppendorf Üniversitesi Araştırma Görevlisi Sascha Milin ve Oslo Belediyesi Temsilcisi Borge Erdal, projenin hedefleri, öğretisi ve uygulama döneminde edinilen deneyimler hakkında konuştu.
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Rukiye Gülerce de projenin geliştirilme sürecini, yürütülen faaliyetleri ve ortaya çıkan çıktıları katılımcılarla paylaştı. Projeden yararlanan 5 göçmen genç ise deneyimlerini ve bağımlılığa bakış açılarını anlattı.
BAVUL beş dilde hazırlandı
Toplantının ardından, gençleri bağımlılıklardan korumak ve psikolojik dayanıklılıklarını artırmak amacıyla geliştirilen oyunlaştırılmış dijital öğrenme platformu BAVUL tanıtıldı.
Türkçe, İngilizce, Arapça, Almanca ve Norveççe hazırlanan BAVUL aracılığıyla 1500 gence ulaşıldı.