Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, Filistin, Sudan, Myanmar, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Haiti dahil çatışma bölgelerinde uluslararası hukukun ortak ölçütlerle uygulanması gerektiğini söyledi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Salı günü konuşan Prevot, egemenlik, toprak bütünlüğü ve sivillerin korunması ilkelerinin coğrafyaya göre değişemeyeceğini belirtti.
Çatışmaların koşullarının ülkeden ülkeye farklılaşabileceğini ifade eden Prevot, uluslararası insancıl hukukun her durumda geçerli olması gerektiğini vurguladı. "Hiçbir insan hayatı diğerinden daha az değerli değildir. Siviller sivildir ve korunmaları gerekir" dedi.
Prevot ayrıca çatışma bölgelerindeki sivillere insani yardım ulaştırılmasına izin verilmesini istedi. Yardımın isteğe bağlı bir harcama, ödül veya pazarlık aracı olarak görülmemesi gerektiğini kaydetti.
Sınırların zorla değiştirilmesine uyarı
Belçikalı bakan, uluslararası hukukun eşit uygulanması çağrısını Ukrayna'daki savaşla da ilişkilendirdi. Sınırların güç kullanılarak değiştirilmesine izin verilmesinin başka bölgelerdeki sınırları daha güvensiz hale getireceği uyarısında bulundu.
Uluslararası insancıl hukuk kurallarının yalnızca uygun görülen durumlarda uygulanamayacağını belirten Prevot, aynı standardın tüm çatışmalar için geçerli olması gerektiğini söyledi.
BM reformu ve yapay zeka
Birleşmiş Milletler'de reform yapılması gerektiğini de dile getiren Prevot, değişikliklerin örgütün temel görevlerini yerine getirme kapasitesini zayıflatmaması gerektiğini ifade etti. Reformların dünyanın her bölgesi için daha iyi temsil sağlamasını istedi.
Yapay zekanın hızlı gelişimine değinen Prevot, hükümetlerin teknolojik yeniliklerden yararlanırken insanlara yönelik yeterli korumayı sağlaması gerektiğini söyledi. Yenilik korkusuyla geri adım atılmaması, ancak yapay zekanın kendiliğinden düzenleneceği varsayımına da güvenilmemesi gerektiğini belirtti.
Uluslararası mahkemelere bağımsızlık desteği
Prevot, Uluslararası Adalet Divanı ile Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin bağımsızlığını savundu. Her iki mahkemenin de "gücün kendi kendisini yargıç yapamayacağı" ilkesi üzerine kurulduğunu söyledi.
Uluslararası mahkemelerde görev yapan yargıç veya personelin görevlerini yerine getirdikleri için yaptırım ya da baskıyla karşılaşması halinde Belçika'nın onları koruyacağını ifade etti.