Çin, Washington ve Brüksel'in yaptırım politikalarına karşı misilleme yeteneklerini artıran yeni düzenlemeleri devreye aldı. Bu adım, küresel şirketleri ABD, AB ve Çin arasındaki çatışan kurallar arasında sıkışma tehlikesiyle yüz yüze bırakıyor.
Mart ve Nisan aylarında yürürlüğe giren iki Devlet Konseyi Kararnamesi, Pekin'in yabancı yaptırımlara karşı misilleme araçlarını genişletiyor. 834 sayılı Kararname, Çin'in sanayi veya tedarik zincirlerini 'bozan, baltalayan veya ayrımcılık yapan' şirketlere ceza öngörüyor. 835 sayılı Kararname ise 'uygunsuz sınır ötesi yargı yetkisi' kapsamında önlem uygulayan firmalara para cezası, vize iptali, mal varlığının dondurulması ve ticaret kısıtlamaları getiriyor.
Yabancı Şirketler İçin Artan Riskler
Uzmanlar, yeni düzenlemelerin çok uluslu şirketler için düzenleyici karmaşıklığı önemli ölçüde artırdığına dikkat çekiyor. Uluslararası hukuk firması White & Case'in Hong Kong ortağı James Hsiao, şirketlerin birbiriyle çelişen kurallara uyum sağlama konusunda endişeli olduğunu belirtti. Hsiao, bir şirketin ABD veya AB kuralları gereği bir karşı tarafla ilişkilerini kısıtlaması gerekirken, aynı zamanda bu eylemin Çin'in karşı önlemleri kapsamında risk oluşturup oluşturmayacağını da değerlendirmek zorunda kalabileceğini ifade etti.
Yale Jackson Küresel İlişkiler Okulu'ndan kıdemli araştırmacı Hanscom Smith, genişletilen düzenlemelerin gelecekte olacakların bir işareti olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Smith, 'Çin gibi 'hukukla yönetilen' bir sistemde düzenlemeler bir tür sinyal verme aracıdır ve mutlaka tek tip uygulanmayacaktır' değerlendirmesinde bulundu.
Pekin'in Karşılık Verme Stratejisi
Pekin merkezli danışmanlık firması Trivium China'nın direktörü Even Pay, Çin'in yaklaşımındaki değişimi vurguladı. Pay, '2020'den önce Pekin'in yerleşik yaptırım listeleri veya engelleme yasaları yoktu; bu da ellerindeki tek misilleme önleminin sert ifadeli açıklamalar ve çeşitli ticaret aksaklıkları olduğu anlamına geliyordu' dedi. Karşı yaptırım önlemlerinin çok daha doğrudan bir kısasa kısas yanıtına imkan tanıdığını ve Pekin'in bunu tercih ettiğini belirtti.
Çin, yeni araçlarını kullanmaya başladı bile. Mayıs ayında Pekin, İran petrolü satın aldıkları gerekçesiyle ABD yaptırımlarına maruz kalan Çinli 'çaydanlık' petrol rafinerilerine yönelik yaptırımlara uyma yasağı getirmek için 2021 tarihli 'engelleme yasasını' ilk kez devreye soktu.
ABD ve AB'nin Hedefleri
Çin'in bu adımları, ABD ve Avrupa Birliği'nin artan baskılarına bir yanıt niteliğinde. ABD, Çin'in ileri teknolojilere erişimini engellemeye çalışırken, Amerikan şirketlerinin Çin ordusuyla bağlantılı kuruluşlarla iş yapmasını kısıtladı. AB ise Çinli kuruluşları Sincan'da insan hakları ihlalleri ve Rusya'nın Ukrayna'daki savaşına destek vermekle suçlayarak yaptırım uyguladı.
Çin, AB'nin bu tür soruşturmalarına da karşılık veriyor. Aynı Mayıs ayında Çin Adalet Bakanlığı, Avrupa'da yan kuruluşları bulunan Çinli güvenlik ekipmanı şirketi Nuctech hakkındaki AB soruşturmasının 'uygunsuz sınır ötesi yargı yetkisi' kapsamına girdiğine karar vermek için 835 sayılı Kararname'ye başvurdu. Bakanlık sözcüsü, bu karar doğrultusunda hiçbir kuruluş veya bireyin AB soruşturmasına yardımcı olamayacağını açıkladı.
Çin Ticaret Bakanlığı daha önce yaptırım karşıtı yasaların Çin'in 'ulusal egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını' koruduğunu ve 'Çin vatandaşlarının, tüzel kişilerinin ve diğer kuruluşlarının meşru hak ve çıkarlarını' güvence altına aldığını belirtmişti.